Finans

Finansal Planlama Nasıl Yapılır?

Bu yazıda konumuz bireylerden daha ziyade firmalar ve firmaların finansal planlama sı, finansal planlamanın ehemmiyeti, finansal planlama ile neler yapabileceği, firmaların finansal planlama dan nasıl faydalanabileceği hususlarıdır.

Konuya girmeden tek tek bilanço, gelir tablosu ve nakit akım tablosu analizi nasıl yapılır bunlara girmeyeceğim. Eğer bu yazdıklarıma ilişkin hiç bir fikriniz yok ise pek derdinize ilaç olmaz ama bilanço analizi ve gelir tablosu yazılarıma bir göz gezdirin. Bu yazılarımda zaten hem bilanço hem de gelir tablosunu ve bunlara ilişkin bazı bilgileri verdim sizlere. Temel bir mantık oluşturur. Bunları okuyup gelebilirsiniz.

finansal-planlama
Kaynak: Pixers

Yazıyı yazmamın önemli sebeplerinden birisi de meslek hayatım boyunca oldukça fazla gördüğüm batan ya da iflas eden firmaların bu finansal plansızlık nedeniyle güme gitmesidir. Daha detayıyla özellikle nakit akımı meselesini başka bir başlık altında anlatacağım tabii ki ama buna da ucundan köşesinden değineceğiz. Tabi batan iflas eden derken kendi isteğiyle batan ve içi boşaltılan firmalardan bahsetmiyorum. Baya baya bilmeden istemeden batan firmalar için yazacağım.

Finansal Planlama

Finansal planlama aslında bir işletmenin amaçlarına (maksimum kar) ulaşmak için gereken kaynakları, bu kaynakların nerelerde ne zaman kullanılacağını gösteren bir iş planının en önemli halkasıdır.

Finansal planlama firmanın iş planında yer alan işi, işi üretmek için gereken enerji, makine ve her bir üretim faktörünün nasıl, hangi kaynaklarla ve ne zaman elde edileceğini içerir. Yani doğru bir finansal planlama için gereken ilk şey doğru bir iş planıdır. İş planları ne kadar detaylı hazırlanır ise finansal planlama da o derece başarılı olacaktır.

İş planının yanında doğru bir finansal planlama sizin kazançlarınızdan yola çıkarak, nakit akışınızı, borçlarınızı, alacaklarınızı, yatırımlarınızı ve tasarruflarınızın nasıl yönetileceğini içerir.

finansal-planlama-yonetim

Bir örnek verecek olursak millet olarak ata mesleğimiz olan inşaat sektöründe mühendisler bir metraj tablosu çıkarır ki bu tabloda inşaatı tamamlamak için gereken demirden çimentoya alçıdan borulara kadar hepsi tek tek yazar. Hak edişler tablosunda ise detaylıca hangi iş için kaç adam/gün işçi çalıştırılacağı yazar. Bir inşaat için iş planı bu ise bu inşaat işi için gerekli olan para, işçilerin sigorta ve maaş ödemeleri, inşaatın kendi sigortasının ödemeleri, git gel ve masrafları,işçilerin yemeği gibi en detayına kadar bu sarfların hangi kaynaklardan finanse edileceği sizi finansal planlamaya götürür. 

Bu inşaat örneğinde işi tamamladığınızda elde edeceğiniz kar vs., Bunun bilançonuza etkisi proforma gelir tablosu ve proforma bilançoda gösterilirken, fonlamanın nasıl yapılacağı proforma nakit akım tablosuna götürür.

Finansal Planlamanın Amacı Nedir?

Finansal planlamanın ilk amacı firmanın batmamasıdır. Bu yazdığımı anlamanız için bir firmanın nasıl battığını bilmeniz gerekir. Bunu nakit akım yazımda detaylıca anlatacağım.

Finansal planlama amacını teorik olarak yazacak olursak da firmanın hedefini ortaya koyarak bunun için birer proforma gelir tablosu, bilanço ve nakit akım tablosu hazırlamaktır. Bunlar hazırlanırken tek tek adım adım hangi iş adımı için ne kadar kaynak gerektiği, kaynağın nereden temin edileceği ve maliyeti tahmin edilir. Bu sayede ana gaye olan firmanın finansal riskleri de denilen kur riski, alacak temin riski, finansman riski ve likidite riskinden kaçınılır, elde edilen fonlar maksimum verimle kullanılır. Fon noksanlığı gibi tıpkı fon fazlalığı da firmalarda yönetilmesi gereken bir süreçtir. Mesela CFO’nun firmadaki parayı yatırdığı yer hem likit olmalı, hem de paranın değerini korumalı.

finansal-plan-dilim
Finansal planlamada fon kaynaklarının optimalitesinin sağlanması, yani en az dış kaynak, minimum maliyet hedefi gözetilmesi önemlidir.

Finansal Planlama Ne Değildir?

Genelde finansal planlama ile karıştırılan şey yabancıların capital budgeting dediği, dümdüz Türkçeye çevirirsek sermaye bütçelemesi diyebileceğimiz, biraz afili çevirirsen yatırım planı diyebileceğimiz nanedir.

Sermaye bütçelemesi finansal planlamanın altındadır çünkü bu nane sadece yapacağınız yatırımların finansman planını, bu planın verimli olup olmayacağını gösterir. Hatta internette gördüğünüz bir çok yazıda sadece oranlardan bahsedilir ancak bilgi çöplüğündeki bu bilgi de pek doğru değildir. Çünkü doğru bir sermaye bütçelemesi, yatırımın nakit akışını göz önüne almak zorundadır.

O yüzden adam olun finansal planlama ile sermaye bütçelemesini karıştırmayın. Aklınızı alırım. Buna dair sermaye bütçelemesi diye bir yazı da yazacağım detaylı zaten. O yazıyı yazınca okursunuz ne menem bir şey olduğunu.

Finansal Planlama Nasıl Yapılır?

Finansal planlamayı yapmanın bir çok yolu vardır. Bunlardan en teknik olanı regresyon yöntemidir. Bunun dışında en çok kullanılan yöntem ise satışların yüzdesi yöntemidir. Ben size regresyon yönteminden bahsetmeyeceğim. Bunun sebebi regresyon yönteminin zor ve teknik olmasından dolayı değil, regresyon yönteminin temelini geçmiş verilerin ortalamasından alması nedeniyledir. Oysa önümüzdeki dönem için üst yönetim geçmiş verilerin çok üstünde bir hedef belirlemiş ise regresyon yöntemi problem yaratıp şirket ile sizin tahminleriniz arasında tutarsızlıklara sebep olur ki bu hareket genelde kapının önüne koyulmanız ile sonuçlanır.

ust-yonetim

Satışların yüzdesi yönteminde finansal planlamanın ilk adımı bir önceki senenin gelir tablosunu ve bilançosunu önünüze almaktır. Bu tablolarda rasyolama yaparsınız. Bizim kullanacağımız ve siz genç dimağlara da her daim tavsiyem bu yöntemi kullanmanızdır.

Finansal Planlamanın Süresi

Akıllara takılan bir soru da budur. Kardeşim bu finansal planlamanın süresi ne olacak diye. Finansal planlama amacı başlığı altında finansal planlamanın aslında iş planı ile paralel yürüdüğünü söylemiştik. Bu taktirde finansal planlama proje bazında mı olmalı yoksa sonsuza kadar sürecek mi? Tabii ki hayır. Proje bazında zaman zaman ayrı bir finansal planlama hazırlayabilirsiniz. Ancak genelde reel sektörde kabul gören ve yapılan finansal planlamanın bir mali yıl kadar olmasıdır. Özetle 31. 12 den diğer 31. 12 ye kadar yapılır. Bu  bir yıllık bir resme bakmanızı, hedeflerinizi ve sapmaları gösterir. 

Hazırlıklı Olmak

Nostradamus gibi çılgınca tahmin yetenekleriniz yok ise bir yıllık süreç içerisinde finansal planınıza dönem dönem revizeler yapmanız gerekecektir. Buna göre finansal planlama değişir. Bunda da bir sakınca yoktur. Ancak bu gibi özellikle kurumsal organizasyonlarda esas olan ve unutulmaması gereken şey finansal planlama meselesinin bir amaç değil araç olduğudur. Yani finansal planlama amaç haline getirilirse objektiviteden ayrılınır, gerçeğe aykırı hareket başlar. Finansal planlamada sakıncalı olan şey finansal planlamanın hiç değiştirilmemesidir.

İyi bir CFO ya da finansal planlamacı tahminlerinin %100 tutacağını söyleyen değil, farklı senaryolar çizip her bir senaryo için finansal planlama yapandır. Tahminlerin %100 tutacağını söylemek ve bu tahminlerin tutmasını beklemek işin kolay kısmıdır. Çünkü tek senaryo üretir ve ona hazırlanırsınız. Zor olan ve çok fazla çalışılması gereken ise senaryoları arttırıp her bir senaryo altında farklı finansal planlama yapmaktır.

daima-hazir
Finansal kadro, daima hazır.

Peki neye göre senaryo hazırlanacak? Her şeye göre ayrı ayrı senaryo düzenleyebilirsiniz ancak bu sizi mental olarak mahvedeceğinden sizin mevcut iş akışını en fazla etkileyen unsurlardaki değişimlerde senaryo hazırlamaktır. Siyah kuğuları ve ufak detayları yani toplam içerisinde sizin mali tablolarınızı ve fon akışınızı daha az etkileyen şeyleri devre dışı bıraktığınızda senaryonuza dahil edeceğiniz çok az şey kalır zaten.

Proforma Gelir Tablosu ve Bilanço Hazırlanması

Gelelim işin teknik kısmına. Yani mali tablolarla başbaşa kaldığımızda bu işi nasıl yapacağımıza. Finansal planlama gelir tablosu ile başladığından öncelikle gelir tablosu kalemlerinin ciroya oranını tek tek tespit eder bir kenara yazarsınız. 

Aynı şeyi bilançoda aktif ya da pasif toplamına bölerek yaparsınız. Yine bir kenara yazarsınız.

Daha sonra son 5 yılın gelir tablosu ve bilançolarını yukardaki şekilde oranlarsınız. Ortalamalarını hesaplayıp en son senenin oranları ile karşılaştırırsınız. Eğer kalemlerin oranlarında marjinal bir değişiklik var ise bunların sebeplerini öğrenip bir sonraki sene aynı şeyin devam edip etmeyeceğine karar verip hangi oranı esas alacaksanız onu ortaya koyarsınız. Bu konuda, yani marjinal kalem değişimlerinin neden kaynakladığı ve bu durumun devam edip etmeyeceği hususunda üst yönetimden yardım almalısınız.

nostradamus
Nostradamus

Bizim için esas olan her daim gelir tablosudur. Çünkü gelir tablosundaki değişime göre bilanço ve nakit akımı şekillenir. Bu yüzden üst yönetim ile görüşüp ciroyu geçen seneye göre yüzde kaç arttıracağını sorarsınız. Üst yönetimle yapacağınız görüşmede;

-sermaye arttırımı

-yeni yatırım

-yeni kredi

-yeni herhangi bir şey 

Olup olmadığını sorarsınız. 

Bunu öğrendikten sonra proforma tabloları hazırlamaya başlarsınız.

Geçmiş yıllarda ortalamasına baktığınız oranlara göre gelir tablosu kalemlerini tamamlayıp kar rakamını ortaya koyarsınız.

Daha sonra gelir tablosunun bilançoyla tek ortak kalemi olan kar rakamını pasife yazarsınız.

Üst yönetimin size söylediği yeni yatırım, bunların nasıl finanse edileceği v.b. kararları da gelir tablosu ve bilanço kalemlerine aktardığınızda sürecin büyük bir kısmı hallolmuş duruma gelir.

Bunun dışında tabloların birbirleri ile uyumlu olması için gereken gelir tablosunun bilançoyu etkilediği kalemleri ortaya koyarsınız. Nedir bunlar? Örneğin sene sonu stokta kalacak ve satamadığınız mallar, cari hesaplar (hem ticari alacaklı hem ticari borçlu), bu c/h lerin dönüşü ve sene sonu kalacak iş hacmine göre bakiyesi, amortismanlar, kur tahmini ve kur kar zararı gibi…

Senaryolar: İyi, Kötü ,Orta

Sizin maharetiniz yazıda daha önce açıkladığım gibi senaryolarda biter. Çünkü yukarıda yazmış olduğum gibi esas olan tahminlerin isabetli olması değil esas olan her senaryoya hazırlıklı olmaktır.

Senaryo hazırlarken esas alacağınız oldukça az sayıda unsur olmalı ki yönetime sunacağınız planlamada kafalar karışmamalı. Birinci olarak üst yönetimin size belirttiği ciro hedefi esas senaryonuz ve orta senaryonuzdur. Kötü senaryonuz ise söz konusu ciro artışının yaşanmadığı hatta belirli oranda azaldığı senaryodur ki bu aslında firma için bir stres testi mahiyetindedir. İyi senaryonuz ise orta senaryodaki cironuzun belirli bir oranda artmış versiyonudur. Ancak iyi senaryo aslında finansal tablodan ziyade yönetime bir uyarıdır. Çünkü yönetim iyi senaryoya bakarak şirket kapasitesinin (fonlama, insan kaynağı ve üretim kapasitesi anlamında) beklenenin üstünde bir ciroya hazırlıklı olup olmadığına karar verir.

senaryo
Senaryo derken film çekmiyoruz, saçma sapan işler yapmayın.

Senaryonuza dahil etmeniz gereken daha doğrusu iyi kötü ve orta şeklinde senaryo hazırlamanız gereken ayrıca iki durum vardır.

Bunlardan birincisi kur hareketleri senaryosu ikincisi ise faiz oranları senaryosudur.

Her iki değişken için de iyi kötü ve orta senaryo hazırlayarak üst yönetime sunarsınız ki sene sonu geldiğinde size dönüp “hacı senin planlar tutmadı” demesinler. Ayrıca bunları hazırlamanız şirket için birer test niteliğindedir. Yönetim bu tablolara bakarak kur ya da faiz oranı değişimi halinde firmanın ne kadar iyi ya da kötü etkileneceğini öngörebilir, hatta bu doğrultuda iş modelini değiştirebilir.

Neden özellikle kur ve faiz yazdığımı merak ediyorsanız mutlaka ama mutlaka Türkiye’nin Dolar Sorunu yazım ile Türkiye’nin Ekonomik Kriz Tarihi yazımı okuyunuz. Bu yazılarda sizlere çok uzak gelen ancak artık ülkemizin bir rutini haline gelen ekonomik değişimlerin aslında çok da uzak olmadığını göreceksiniz. En mantıklısı bu tarz durumlara hazırlıklı olmaktır.

Özetle 3 temel değişken altında 3 er farklı senaryo yaparsınız. Yani ciro hedefi, kur ve faiz değişkenlerinin her biri için, iyi, orta ve kötü senaryoları ayrı ayrı düzenlerseniz çok sağlam bir iş ortaya çıkarmış olursunuz.

CFO Ne İş Yapar?

cfo
Bundan olmak için millet ölüyor. Niye? İsmi çok havalı. He işin bir tarafına bakarsan düz amelelik.

Bir şirkette CFO’nun temel görevleri şunlardır:

-finansal planlama

-finansal raporlamanın güvenilirliği ve raporların hazırlanması

-finansal risklerin tespiti ve önlemlerin alınması

Burada 3 madde yazdık ama tabi maddeler kısa olmakla birlikte içeriği ve sorumluluğu uzundur.

Başlangıç aşamasında CFO’luk makamı sadece muhasebe kayıtlarının tutulmasından sorumlu bir birim iken, firmalar büyüdükçe bu makama önce bankalar ile fonlama ilişkilerini yönetme görevi yüklendi. Hemen sonrasında ise CEO’ya yardım etme ve stratejik planlarda karar alıcı olmasa da danışılmak ve görüş alınmak zorunda olunan bir makam haline dönüştü.

Günümüz küçük kobilerinde kimsenin kazımadığı bu makam, firma büyüdükçe önemini arttırır. Çünkü büyüyen firmaların hepsi finansal planlama ve yönetimin aslında bir firmayı rezil de edebileceğini vezir de edebileceğini bilir. Yani her başarılı firmanın arkasında dağ gibi bir finans ekibi olmalıdır. Dağ gibi derken sayıca değil, bilgi ve yönetim kabiliyeti anlamında. Yani CEO ya da üst yönetim sırtını CFO’ya yasladı mı dönüp bir daha finansman problemlerine bakmak zorunda kalmamalıdır.

Özellikle meslek itibariyle bir çok firmada görüşme gerçekleştiriyor, ziyaret ediyor ve gözümüzle durumu gözlemleme imkanı buluyoruz. Patronlar yani sermayedarlar bu finans işine ne kadar burnunu sokarsa firma o kadar çabuk batıyor, çünkü hiç biri ne finanstan ne limitten ne nakit akımından anlamıyor ve güzelim firmaları çok fazla şişmiş egoları yüzünden çoğu zaman ya batırıyorlar ya kelepir fiyata devretmek zorunda kalıyorlar. Nakit akımı yazımda bundan detaylıca bahsettim.

Finansal Planlama ve Erbakan’ın Havuz Sistemi

Efenim malumunuz platformda ülkenin siyasi tarihine değinmeden edemiyorum. Seviyoruz bu işleri. “Ulan sığır finansal planlama ile havuz sisteminin ne alakası var? sen de siyasetçilere yaranacağım diye iyice zıvanadan çıktın” diyorsunuz muhtemelen ama ben yine de anlatacağım. Çünkü konunun mevzumuz ile kısmen de olsa alakası mevcuttur. 

havuz
Lan olm havuz derken bu değil.

Mevzuya dalmadan evvel şunu belirtelim. Erbakan’ın mensup olduğu siyasi görüş milli  görüş olarak da nitelendirilen, iktisadi anlamda daha çok ülke içi üretimi arttırmaya, ithal ikameciliğe ve finansal ekonomik güçten ziyade reel ekonomik güce(yani üretime dayalı ekonomiye) dayalı bir modeldir. Yani milli görüş modeli bir çok siyasetçinin de istediği şekilde yüksek faize karşı olduğu gibi faiz sisteminin de sömürü düzenini yarattığını, bu durumun sosyal sorunların temeli olduğunu, düşük faiz yerine tamamen faizsiz bir sistemle ekonominin yönetilmesi gerektiğini savunur. Doğrudur yanlıştır çok tartışmaya girmeye gerek yok. Finansal alem bambaşka bir dünyadır, ülkelere de yön verir güçlere de. Burada finansal alem konusunda kendi fikirlerimi paylaşırsam muhtemelen beni taşlarsınız. Topa girmiyorum şimdilik.

Neyse, Erbakan 96’da iktidara gelip havuz sistemini kurmuştur.Bu sistemi kurmasının sebebi, o dönemde kamu borcunun çok yüksek seyretmesi, devletin ciddi bir faiz gideri olması ve borçlanma problemi yaşamasıdır. O dönemde işin enteresanı kamunun bazı kurumları nakit fazlası vermekte bazıları ise deli gibi nakit problemi (noksanlığı) yaşamaktadır. Nakit fazlası veren kurumlar elindeki paraları özel bankalara yüksek faizden yatırırken, nakit ihtiyacı olan kamu kurumları aynı özel bankalardan yüksek faiz ile para almaktaydı.

Düzen aslında gördüğünüz üzere gayet saçmadır. Erbakan da bu saçmalığı görüp tek kamu hesabına geçmiş, kamu kurumlarının özel bankalara para yatırmasını yasaklamış ve kamunun nakit fazlası olan kurumlarından nakit noksanlığı çeken kurumlarına aktarım yaparak, yüksek faizli kamu borçlanmasının ya da gereksiz borçlanmanın önüne geçmiştir. Sistemin ömrü yaklaşık bir yıl sürmüştür. Ancak gayette mantıklı bir sistemdir.

Gördüğünüz gibi mantıklı olmayan, matematiksel düşünceden uzak bir yönetim, cebinde para varken yüksek faiz ile borçlanacak kadar ahmakça modellere dönebilmektedir. Siz olur mu lan öyle saçma şey demeyin. Gözümle koca koca firmaların sırf bu sebepten zor duruma düştüğünü gördüm. İşte finansal planlama sizi bu tip ahmaklıklardan uzak tutar. Firmalar da hem nakit fazlası hem de nakit noksanı durumları ile karşılaştıklarında bu duruma hazır olmalı, planlı hareketler kapsamında projeksiyonlarına uygun olarak hareket etmelidir.

erbakan
Ekonomide milli görüş modeli ithal ikameci yaklaşımı ile beğenileri kazanırken, dünya finansal sistemini gözetmediği için sınıfta kalmaktadır. Finans dünyası tahmin ettiğinizden daha fazla gücü elinde tutan ve çoğu zaman şartları onların koyduğu bir ortamdır. Eğer koz elinizde değilse şartlara uymak zorundasınız. En azından köprüyü geçene kadar!

Öte yandan holding ya da grup şirketleri gibi büyük oluşumlar, bir firmalarında nakit varken diğerinin nakit sıkıntısı çekip borçlanması gibi mallıklar yapmamalıdır.

Sonuç

Bu yazımızda finansal planlamayı ve finansal planlamanın nasıl yapılacağını anlattık. Finansal planlama aslında çok da aktif olmayan, geriden, planlarınıza uygun faaliyet olup olmadığını gösteren bir kontrol verisidir, ve en güzeli şirketinizin yumuşak karnını görmeniz için lazım olan bir test setidir. İşin daha aktif ve heyecanlı olan ve problem çözen kısmı nakit akım işlemidir. Nakit akımı planlaması finansal planlamanın içinde olmakla birlikte en hayat kurtarıcı şeylerden biridir.

yatirimkurusu

7 yıldır finans sektöründe denetçi, İngilizce biliyor, bir kızı var.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu