Yatırım

İş Makinesi Kiraya Vermek

Son dönemde sıkıntıda olsa da ülkemizde inşaat sektörünün uzun süredir ön planda olması, gelen her hükümetin ekonomik büyümeyi tetiklemek için inşaat sektörünü araç olarak kullanması nedeniyle insanların muhtelif iş makinelerini satın alıp firmalara kiraladığını ve bundan gelir elde ettiğini görüyoruz. Ve en nihayetinde iş makineleri de mutat bir yatırım aracı haline gelmiş durumda. Bu yazımda iş makinesi kiraya vermenin karlı bir yatırım olup olmadığı hususlarını değerlendirip iş makinesi alarak kiraya vermeyi planlayan kişilere bazı öneriler sunacağım.

is-makinesi-kiraya-vermek

Firmalar Neden İş Makinesi Kiralıyor?

Firmalar neden iş makinesi kiralamayı tercih ediyor derseniz, her bölgede faaliyet gösteren ülke çapında bir inşaat firmanızın olduğunu düşünün. (Lütfen beni bu rüyadan uyandırmayın.) Firma merkeziniz İstanbul’da ama bir gün Van’a kahvaltı için gittiğinizde (zengin olunca yapmak istediğim ufak bir şımarıklık) orada bir arazi gördünüz, olm buraya çok güzel site yapılır lan deyip bastınız parayı ve arsayı aldınız. Ancak Van’da hiçbir aracınız yok. Makine parkınız tamamen İstanbul’da ve bunları kamyona bindirip Van’a göndermek ciddi masraf. O yüzden yapabileceğiniz şey o bölgede iş makinesi temin eden kişilerle görüşerek kiralamak ve faaliyete başlamak.

Bütün hikâye bu şekilde başlıyor. Yani ihtiyacı olan firmalara iş makinelerini kiraya veren insanlar var. Bu arada bu yatırım alanı niş bir yatırım alanı değil. Birçok insan bu işi yapıyor. Hatta bölgedeki inşaat firmaları herhangi bir inşaat yapmadığı zaman boş duran makinelerini bu şekilde kiralığa çıkarıyorlar.

Google üzerinden şöyle bir arama yaptığınızda ciddi şekilde iş makinesini kiraya çıkaran insan olduğunu, hatta sadece bu iş üzerinde uzmanlaşmış firmalar olduğunu göreceksiniz. Ancak bu rekabet durumu sizi endişelendirmesin. Çünkü olayın esası bölgesellikten geçiyor. Yani sektörde rekabete ilişkin doğal bir engel mevcut. O da uzaklık ve mesafe vaziyeti.

firmalar-neden-is-makinesi-kiraliyor

Hangi İş Makineleri Kiralanıyor?

İş makinesi olarak hangileri kiralanıyor diye merak ediyorsanız da oldukça geniş bir yelpazede farklı makinelerin talep gördüğünü söyleyebilirim. Başta inşaatlarda gördüğünüz (milli sporumuz olan inşaatı izleme faaliyeti sırasında mutlaka denk gelmişsinizdir) kamyon, kepçe, dozer, greyder, çekici ve vinç genel olarak kiralamaya konu olan iş makinelerini bir çırpıda sayabilirim. Tabi bunların kendi içinde kapasitesine göre birçok sınıflandırması var. Bulunduğunuz yerde projelerde kullanılan makinelerin kapasitesine göre makineleri almanız gerekiyor.

Örneğin Doğu Anadolu’da yaşıyorsanız bölgede çok fazla HES yapıldığını gözlemlersiniz. Bu projelerde normal inşaatlarda kullandığınız makineleri kullanamazsınız. Kapasitesi daha büyük aletler gerekir. Özellikle vinçlerde işin konusuna göre vincin kapasitesinin artması gerekmektedir. Yani bu araçları alırken hangi kapasiteli araç hangi inşaat tipi için uygun ve sizin olduğunuz bölgede daha çok hangi kapasitede iş makinelerine ihtiyaç var şeklinde düşünmeniz gerekiyor mutlaka.

Bunu yaparken inceden pazar çalışmasına da girin. Rakipler ne yapıyor? Piyasada en çok hangi tonajı kaldıracak kapasitede vinç var? Neyi farklı yaparsam firmalar beni tercih eder? Bu soruların cevabını bulmanız mühim. Çünkü birçok piyasada olduğu üzere fiyat rekabeti oldukça zorlayıcı seviyelerde. Başka alternatifler bulmanız gerekiyor.

İş Makinesi Alırken Dikkat Etmeniz Gereken Hususlar

Yine bu araçları alırken (2. El alacaksınız muhtemelen) bu araçların değeri normal araçlar gibi KM’sine göre hesaplanmaz. Çalışma saatine göre hesaplanır. Yani aracın yaşı, yılı modelinden ziyade esas olan toplam kaç saatte çalıştığıdır. Aracı alırken gidip adama abi kazası boyası var mı diye sormayın muhtemelen sizi sopayla kovalarlar. Çünkü malumunuz olduğu üzere bu araçlar ağır iş makineleri. Yani gidip abi bu makinenin sağ kapısının altında boya var bunu değerinden düşelim filan işine girmeyin. Gerçekten döverler.

is-makinesi-alirken-dikkat-edilmesi-gereken-hususlar

İşletme ve Maliyet Yönetimi

İş makinelerini işletmenin iki-üç yöntemi var. Ya yukarda bahsettiğim gibi büyük bir firmaya kiralarsınız ya da yerel olarak bir operatör ile anlaşır, operatöre aracın anahtarını teslim eder, bu kişinin işi bağlamasını bekler ve bu kişiye düzenli maaş ödersiniz. Bu anlattığım ikinci yöntemde operatöre güvenmeniz gerekir. Geliriniz ise makinenin çalıştığı saatle doğru orantılıdır. Yani makineyi saatlik kiralarsınız. Duruma göre operatörü ile birlikte kiralamak isteyen olur, firmada kendi operatörü olanlar vardır (azdır ama olasılık dahilinde) bunlar değişiyor. Makineyi bir tıra yükleyip iş yerine teslim edersiniz ve sözleşmedeki saat sona erdiğinde tırı gönderip makineyi aldırırsınız. Coğrafya olarak uzak bir yerde kiralama yapacaksanız bunları düşüneceksiniz. Sizin adınıza sözleşmeyi imzalayacak bir de vekil gerekir. Bu bahsettiklerimi de unutmayın ve maliyetlerinize ekleyin.

Yine bu işlemlerinizde muhtemelen hizmet verdiğiniz firma sizden fatura ister. Çünkü o firma da bu faturayı ibraz ederek vergisinden düşmektedir (gider yazmaktadır). Buna ilişkin yapacağınız masrafları da (şirket kurma/kurdurma, vergi levhası çıkarma ya da başkasının üzerinden fatura kestirme) maliyetinize eklemeniz gerekir. Özellikle başkasının üzerinden fatura kestirecekseniz vergiden kaçınma imkanınız kalmıyor. Yani paşa paşa vergisini ödeyeceksiniz.

Tüm bunları anlattıktan sonra şunu söyleyeyim. Bu işi yapmanız için piyasada, piyasayı bilen ve iş çevresi olan bir tanıdığınızın olması gerekir. Yani size iş paslayacak, sürekli piyasanın içinde olan bir adamınız olmalı. Öyle makineyi alayım, meşhur sarı sitede ilan vereyim, kiralamak isteyen mutlaka beni bulur, makine durduğu yerde kısmetini bulur ve kendi kendine kiralanır, adam gelir makineyi alır sonra yerine bırakır ben de parama bakarım olmuyor. Buradan para kazanmak ciddi emek ister. Pazarlama faaliyeti ister. Oturup firmalar ile konuşmanız, bu kişilere fiyat tekliflerinizi iletmeniz, pazarlık yapmanız gerekiyor.

isletme-ve-maliyet-yonetimi

Hâlihazırda inşaat sektörünün dalgalanmasını da göz önüne alırsak dönemsel olarak kira fiyatlarının artıp azaldığını da söyleyebiliriz. Yani tabi bu anlattıklarım her yatırımda olan risklilik durumudur. Bunun dışında makineniz sürekli çalışmayacak, 24 saat size gelir getirmeyecek. Hesaplarken bunları göz önüne alacaksınız.

Yine operatör sizin altınızda çalışıyor ise siz operatöre aylık maaş vereceksiniz. Yani o makine bir ay boyunca yatsa da o adama parasını vereceksiniz. Yoksa operatör sizinle çalışmaz. Operatör zaten zor bulunan bir şey. Piyasada adınız maaş ödemeyene çıkarsa bu sefer hiç operatör bulamazsınız ve potansiyel iş fırsatlarını da kaçırırsınız.

Ağır maliyetlerinizden biri de makinelerin bakım ve onarımı olacak. Makinelerin oldukça zor şartlarda çalışmasından dolayı bakım ihtiyacı da sıklıkla oluyor. Makinelerin kendisi zaten pahalı, parçaları da oldukça pahalı oluyor. Bir de bu makinelere abidik gubidik dobloya alır gibi yan sanayiden parça alamazsınız. Çalışırken pat diye durur, size para ve itibar kaybettirir. Orijinal parça alacağınızdan bu parça değişimlerinde de ciddi bir maliyetiniz oluyor.

Yine düşünmeniz gereken bir diğer husus bu araçların yakıt gideri. Bu araçlar altınıza çektiğiniz ford fiestaya benzemez. Bildiğin içiyor mazotu. Yukardan dolduruyorsun aşağıdan boşalıyor namussuz. O yüzden mazot giderlerini de bir kenarına yıldız koyarak yazın.  

is-makinesi-mazot-maliyeti

İş Makinesi

Benim piyasadan izlenimim özellikle vinçlerin talebinin yüksek olduğu. Bahsettiğim vinçler inşaat vinçleri değil. Şimdi bir inşaat vinçleri var bir de anam babam vinçler. Yük kaldırıyor bunlar. Baya bildiğiniz vinç. Hani bu araba filan kaldırıyorlar ya onlardan. Kamyonların arkasına monte ediliyor çoğu.

Kamyon arkasına takılana piyasada “hiyap” da deniyor. Şimdi bu vinçlerin şöyle bir sıkıntısı var. Vinç işini ciddi ciddi yapan az sayıda firma var ülkede. Özellikle bu yol yardım v.b. hizmetleri veren firmalar kiralıyor. Yani hizmeti kiralık olarak alıyor. Son dönemlerin meşhur ifadesiyle yerli ve milli üretimi yok mu derseniz kombassan (şimdi adı değişti) ile bir firma daha yapıyor. Ama onlarda yanlış hatırlamıyorsan 75 tona kadar yapıyor. Bu tonajın üstünde piyasada en çok tercih edilen tonajlardan biri 200 tonluk vinçler. Bu alana yatırım yapılabilir diye düşünüyorum. Biraz araştırırsanız daha doğru verilere ulaşabilirsiniz.

Bunun dışında yine özellikle seracılık faaliyetinin yoğun olduğu yerlerde mini ekskavatör kiralamanız size düzgün gelir sağlayacak başka bir iş önerisidir. Özellikle Antalya ve Mersin’de oldukça popülerdir. Bildiğiniz üzere ülkemizde Antalya ve Mersin illerimiz seracılık faaliyetinin oldukça yoğun olduğu bölgelerdir. Buralarda seraların içerisine ancak mini ekskavatör araçları girebilmektedir. Çünkü seraların üstü kapalı olup normal ekskavatörlerin çalışması mümkün de değildir. Mini ekskavatör adı altında satılan makinelere çok ihtiyaç duyulmaktadır.

Seralara giren mini ekskavatörler hem sera inşa aşamasından evvel, hem sera inşaasında hem de rutin olarak krizma denilen toprak havalandırma ve bakım işlemleri sırasında (ki yıllık olarak her ekim döneminde yapılır bu iş) işe yaramakta ve çiftçiler tarafından kiralanmaktadır. Bu yatırım önerimi de hafife almayın. En azından işe başlamak için daha düşük sermaye gerektiren bir yatırım türü diyebilirim.

Sermayeniz az ve vaktiniz çok ise de direk forklift öneririm size. Meşhur sarı siteden forklift fiyatlarına bakabilirsiniz. Diğer iş makinelerine göre daha az sermaye gerektirir ve iş alanı daha fazladır. Yani inşaat malzemeleri toptancısından tutun mobilyacıya kadar geniş bir alanınız var. Ne işe yarıyor bu forklift derseniz tırdan malı alıyor depoya koyuyor ya da tam tersini yapıyor. Ancak benim bu noktada size önerim forklift sürücülüğünü kendiniz yapmanız. Özellikle motoru ve çekiş gücü yüksek bir forklift ile gıda toptancısı gibi yerlerde gidin kendiniz yük taşıması yapın. Ya da hal, toptancıların bulunduğu yerler vs. Buralarda ciddi bir iş potansiyeli vardır. Ama bu önerim beyaz yakalılar için değil.

is-makinesi-forklift

Aslında genel olarak bu iş makinesi kiralama işleri pek beyaz yakalı için değil. Yani sektörde çevresi olan bir adamınız lazım. Bu adama malınızı teslim edecek kadar güvenmeniz lazım.  İş çevrenizin de olması lazım. Bu hem pazarlama ve satış meselesi için gerekli hem de istihbarat için gereklidir.

Ticaret hususundaki yazımızda bu istihbarat meselesinin niye önemli olduğuna ekstre değineceğim ama ticaret yapanlarınız benim ne demek istediğimi anlar. Eğer bu tip bir elemanınız yoksa piyasada sizi üterler. Yani zaten bilmediğiniz bir sektör, siz tecrübe edip öğrenene kadar ve para kazanana kadar hem mahvolursunuz hem de piyasadaki kar imkânı azalır ve rakibiniz artar.  Bu kısım bence pek beyaz yakalıya göre değil. Ama gireyim illa tecrübe edeneyim, tecrübe hayatta yenen kazıkların toplamıysa ben de yiyebildiğim kadar kazık yiyecem diyen olabilir.

Buna ek olarak bu yazı ilginizi çektiyse muhtemelen konut yatırımı, emlak balonu, arsa yatırımı, iş yeri yatırımı, plaka yatırımı yazıları ile ticari kredi yazıları da ilginizi çeker. Okuyun ekledim oraya linkleri.

yatirimkurusu

7 yıldır finans sektöründe denetçi, İngilizce biliyor, bir kızı var.

İlgili Makaleler

5 Yorum

  1. İçerik oldukça doyurucu.
    Uyarıları dikkate almadan gireni bu piyasada mahvederler. İnsanlar bir heycanla bu sektöre giriyorlar ama genelde zararla çıkıyorlar

  2. 6 ay sonra Amerika’dan – Türkiye’ye dönüş yapacam ve hangi iş aklıma gelse internete girip araştırayım diyorum bu tür yazıları okuduktan sonra caz geçiyorum. Sevgili admin kardeşim ne iş yapalım sen söyle?

    1. Benim size bu aşamada tavsiyem bir işe başlamadan önce hangi iş kolunda çalışacaksanız o iş kolunda işe girmeniz ve en az 6 ay çalışmanız yönündedir. Gerçekten zengin olmak istiyorsanız hayatınızda,her alanda yani ister finans piyasası yatırımında isterseniz reel piyasada inovatif bir şey yapmanız gerekiyor. Bu da çok ciddi sermaye ve sponsorluk gerektiriyor ki bu işin başka bir boyutu. Bunun dışında rutin ticaret ya da imalat yapacaksanız piyasayı bilmeniz gerekiyor. Kim piyasanın borç vereni, kim alanı, kim şartları dayatıyor. Mesela diyelim ki ayakkabıcılık sektöründe imalat yapmaya karar verdiniz diyelim. Dışardan bakıyorsun ya arkadaş ne var, alırım deriyi, köseleyi, bir modelist tutarım ona çizdiririm, bir tane de sağlam usta başı, kalanlar zaten vasıfsız iş gücü diye bakıyorsun. Ama işin içine girdiğinde öyle kolay değil. İmalathaneyi açıp sermayeni muhtemelen bitirirsin. Halihazırda başta bir markan olmadığı için fasonculuk yapacaksın. Başka alternatifin yok çünkü. Markalaşmak çok uzun süren bir süreç. Başladın diyelim fasona. Senin piyasada isim vermeyeyim ama alıcın olacak temel 3-5 firma var. Bu 3-5 firma sana istediği gibi mal şartlarını dayatacak. Mesela nasıl dayatacak diyecek ki kardeşim al modeller bunlar, bunları üret, ben senden tanesi 5 TL den alacağım. Tamam parayı ne zaman vereceksin, efenim parayı 1 ay sonra veriyoruz. Sen malı alacaksın, üreteceksin, dükkanın elektriği suyu, işçinin ücreti , işletme sermayesi vs. derken gidip bankadan krediye yaslanacaksın. Firma sana parayı ödediğinde de gidip bankaya faiz ödemesi yapacaksın. Mesela sektörün içinde çalışmasan bunların hiç birinden haberin olmayacaktı. Sana da kimse anlatmayacaktı. İyice düşün, pazar araştırması yap. Bulabiliyorsan niş bir konu bul. Bulamıyorsan rakiplerden daha farklı bir şey yap.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu