Finans

Nakit Akışı Yönetimi

Bu yazımızda konumuz bence işletme yönetiminde oldukça ehemmiyet arz eden, ülkemizde çoğu firmanın yapmadığı, yapamadığı ve beceremediği, bu yüzden de ciddi sorunlar yaşadığı, hatta bir kısmının battığı bir süreçtir. Bu sürece nakit akışı süreci, nakit akışı yönetimi vs. Diyebiliriz.

Ülkemizin işletme yönetiminde kanayan yarası olarak gördüğüm nakit akışı yönetimine biraz değineceğim.

Kar Nedir? 

Konuya marjinal bir giriş yapalım dedim ve bu başlığı attım. Bu konuyu anlamazsak yazımızın ana konusu olan nakit akışı meselesini idrak edemeyiz. O yüzden okuyarak atlamayın.

Nakit-akisi
Gelir tablosunda kar yazıyor ama ulan nerede bu kar diye araştırırken hesap makinesinde leblebi yazmayı öğrendik.

Kar muhasebe karı ve iktisadi kar olarak ikiye ayırılır. Muhasebe karı sizin sene sonunda gelir tablosunda gördüğünüz sanal bir sayıdan ibarettir. Bunun sebebi de muhasebenin tahakkuk esasına göre yapılmasıdır. Yani satış gerçekleştiğinde bunu tahsil etseniz de etmeseniz de satışlar kısmına yazarsınız.

İktisadi kar ise satış hasılatından işçi ve yöneticilere/ortaklara ödenen paradan sonra kalan şeydir.

Biz esas olarak muhasebesel karı alırız. Ancak muhasebesel kar sanal bir rakam demiştik. Yani sene sonunda görünen kar rakamı ile patronun cebine kalan aynı olmaz. Hatta çopu zaman firma sahipleri “hani lan kar etmiştik bizim cebimizde beş kuruş yok”der ve muhasebecisini değiştirir.

Aslında bu durum muhasebe kayıtlarından kaynaklanır. Çünkü satış olarak kaydedilen her bir satış nakit olarak bedeli tahsil edilenlerden oluşmaz. Hatta Türkiye gibi çek, senet, cari hesap gibi tamamen ekonomisi borç üzerine dönen bir ülkede karı nakit olarak görmeniz pek mümkün değildir.

İşte bu karın size direk nakit akışı olarak gelmemesi sizi önce bankalardan borçlanmaya, devamında ise faiz riskine giderek duyarlı hale gelmeye ve nihayetinde ufak bir faiz yükselişinde batmaya zorlar.

Satışlar ve Kar

Ülkemizde nakit akışı hususunda dikkatsiz olan işletmeler tamamen satışları arttırmaya odaklanır. E satış performansını arttırmak istersen satışçı tahsilata bakmaz. Sadece satışına bakar. Bu nedenle alacağınızı tahsil edemeyeceğiniz çok sayıda firmaya mal sattığınızı gördüğünüzde nakit akışı problemi yaşamaya başlarsınız. Yani her satış artışı size kar olarak dönmez. 

Çoğu firma satışlarını arttıracağım derken tahsil problemini göz ardı ederek batar.

Mesela bir tanıdığımdan örnek vereyim. Rakamlar uydurmasyon ama hikaye gerçektir. Tanıdığım sebze meyve toptancılığı yapıyor ve yıllık cirosu yaklaşık 1 mio TL civarı. Genelde etraftaki manavlara, yerli bir markete satış yapıp kendi kar oranı ile mutlu mesut yaşamaya devam ediyordu.

nakit-yonetimi
Fikirden kar etmeye giden yol grafiklerde gösterildiği kadar kolay değildir.

Bir gün satışları arttırırsa daha fazla kar edebileceğini gördü. Yani düşünsene yıllık kar marjın %10. 1 mio TL ciroda kazancın 100.000 TL. Bu rakamı 2 mio TL ye çıkarabilirsen karın 200.000 TL ye çıkıyor. Tabi hesapta.

Ne yaptı bu tanıdık. Satış pazarlama faaliyetlerine ağırlık verdi. Satışçılarına wolf of wall street filmindeki leonardo di caprio gibi, acımayın satın talimatı verdi sürekli. Lafı uzatmayalım sonunda da bir alıcının meuve sebzelerden aylık 200.000 TL sipariş verebileceğini söylemesi üzerine biraz da iskonto yaparak sözleşmeyi imzaladı. Sonuç olarak adam c/h satışlarını ilk 3 ay tahsil etmek istedi ancak tahsil edemedi. Fakat 3 ay sonunda gelir tablosunda  600.000 TL yalnızca bu firmadan cirosu ve 60.000 TL de karı görünüyordu. Fakat cebi boştu. Yani tablodaki kar tahsilat yapamadığı için cebine yansımadı. 

3 ay 3 ay derken bir sene geçti ve sadece bu firmadan satış tutarı 2,4 mio TL ye ulaşmış, karı ise 240.000 TL görünüyordu.

Sonuç olarak bir yıl boyunca parasını ödemeyen bu firma battı ve iflas masasına kaydını yaptırdı. Sanırım 2-3 yıldır da tahsil etmeye çalışıyor. Sermayesi güçlü olmasaydı şimdiye batmıştı.

Hele ki bu tanıdığın bankada yeterince kredi limiti olmasaydı bu tahsilat sorunun yarattığı nakit bulamazlık kesinlikle batmasına sebep olabilecekti.

O yüzden işletmenizi yönetirken sadece satışlara odaklanmak yerine satışlarla birlikte tahsilat sorununa da odaklanmanız hem sene sonu görünen karın bir kısmının cebinize yansımasına hem de daha sağlam adımlarla yürümenize sebep olur 

Görünmeyen Problem: Tahsilat Oranı ve Tahsilat Vadesi

Nakit akışı için karşılaşabileceğiniz ve günün sonunda tahsilat sorunun nedeniyle elinize geçmeyen nakitin telafisi için gereken tutarı kredilerden karşılayarak sizi mali uçurumun eşiğine sürükleyecek olan şey tahsilat problemidir.

Yani düzenli olarak tahsilat oranınızı (satışlarınızdan tahsil edemediklerinizin oranı artıyorsa satış sisteminizi gözden geçirmeniz için bir uyarıdır bu durum)arttıramıyorsanız nakit krizi kapıdadır.

nakit-akisi-yonetimi
Alacak tahsilatı yaptığınız işin en kritik konularından biridir. Bu güne kadar yapmış olduğunuz milyonlarca satış tahsil edilmediği müddetçe hiçbir anlam taşımaz. Tahsilat barajdaki su gibidir. Firmaya can verir enerji katar.

Yine tahsilat vadeleriniz sektörün ortalamasından uzun ise boşu boşuna faiz yükü çekiyorsunuz demektir. Çünkü karşınızdaki firmanın kredi çekerek faiz maliyetine katlanması gerekirken onun yerine siz faiz yükü çekiyorsunuz anlamına gelir. Satışlarınızı vade uzatarak arttırıyorsanız muhtemelen hamallık yapıyorsunuzdur. Eğer kar marjı düşük bir sektördeyseniz de muhtemelen nakit krizi kapıdadır.

Nakit Akışı

Nakit tek kelimeyle kraldır. Nakit cebinizde o an bir şey almak için çıkarıp lak diye masaya koyabileceğiniz paradır. 

Nakit şu an bir şey almak için hazırladığınız cebinizdeki paranın toplamıdır. 

Nakit Neden Önemlidir?

Bir malı alırken kendinizi düşünün. Cebinizde nakit varken nasıl davranıyorsunuz, krediyle bir malı almaya çalışırken karşınızdaki satıcıya nasıl bel bağlayıp ezilip büzülüyorsunuz. Nakit kraldır.

Vakti zamanında talebeyken ev arkadaşımla bu ticaret işlerini yaptık. Ticaret derken işportacılık ve pazarcılık tadında geçti çok büyümedi bizim işler. İşte bu dönemde sebze meyve satışı işine girelim dedik ama daha önce hiç bu işi yapmamışız ve tecrübemiz yok. O güne kadar sadece muhtelif tekstil ürünleri satmış adamlarız. Neyse oturduk konuştuk, cebimizde şu kadar para var, şu zaman ödemelerimiz var, biz bu arada 3-5 daha birmşey alıp satıp eldeki nakiti değerlendirelim, mevsim kışa geliyor, biz yığdıralım portakalı, 3 güne bitiririz dedik.

Bu düşünceyle halden bir komisyoncuyla anlaşıp portakalı yığdırdık. Yığdırdık diyorum çünkü baya var elimizde. Gidip pazarın bir köşesine yerimizi açtık. İlk gün baya iyi geçti çünkü hem pazar ortalamasının üstünde portakalımız vardı hem de ucuza satıyorduk. Tabi diğer esnafın bilimum tacizine uğradık haliyle ama kazasız belasız atlattık. Ama o kadar çok portakal yığdırmışız ki tamamını satmak mümkün değil. Etraftan pazar araştırdık. Bir pazar daha bulup malı yığdırıp sattık ama hala elimizde portakal kaldı. 2 gün geçince elimizdeki portakalların içi filanda geçmeye durdu. Biz bunu toptan sattık sattık, yoksa mal içinizde patlayacak. Nakite de ihtiyacımız var o dönem ödemelerimiz olacak sağa sola.

Neyse dedik biz hale bir gidelim. Kimse almıyor bizim malı. Neyse bir yer bulduk.Sırtımızda bir kamyon ve içi portakal dolu. Ordaki adamlardan biri bizi fark etmiş. Ooo gençler kaldırılacak cenazeniz varmış diye pis pis gülerek geldi. Dedi napıyonuz şöyle bölye baya konuştuk. Adam durumu da görüp anlayınca bize iyice bir soktu çıkardı. Ama elimiz mahkum, nakite ihtiyacımız var, dediğim gibi ödemelerimiz var ve yıllardır iş yaptığımız adamlar. İşportacı da olsak biraz namımız var yani. İsmimize leke gelsin, çocuklar ödemelerini geciktirdi dedirtmek istemiyoruz, çünkü sürekli mal alıp sattığım adamlar bunlar. Bir kere ödemelerini geç yapıyor diye haber çıkarsa perte çıkarız.

nesim-malki
Rahmetli Nesim Malki.Kendisi döneminin ünlü tefecilerindendir. Tabi dikkat edin ve nakit noksanlığı nedeniyle tefeciye düşmeyin. Sakat abi o işler.

Öyleydi böyleydi derken adam bir şekilde elinde nakit olmasının ve bizim nakite olan ihtiyacımızın oluşturduğu şartlar ile bizim cenazeyi kaldırdı. Sonra mutlaka satmıştır bir yerlere ama işte nakitin gücü bu. Malı almaya giderken cenazeyi kaldırmaya gidersin.

Neden Nakit Noksanlığı Yaşanır?

Nakit noksanlığı bir tüccar için oldukça kötüdür ve tamamen nakit akışı nı ayarlayamamaktan kaynaklanır. Yani tamamen sizin beceriksizliğinizdir. 

Yukardaki portakal örneğinde benim ve arkadaşımın aç gözlülüğünde verdiği yetkiye dayanarak düştüğü durum gibi.

Bir yere ödemeniz var ise onu önden ayarlamanız gerekir. Yani nakit noksanlığınız ödemelerden kaynaklanır. Bu ödemenizde genelde ya maldadır (stoklar) ya da birine mal satmışsındır, onun parası gelmemiştir (alıcılar). Ya da alıcılarınızı kredi ile finanse etmişsinizdir, kredilerin ödemeleri gelmiştir. Kredi ile yapmış olduğunuz yatırımınız yeterli nakit akışı sağlayamıyor  ve kredi ödemesini yapamıyor olabilirsiniz. Vergi ödemeniz ya da işçilerinizin sgk primi ödemesi gelmiş olabilir. En kötüsü ise işçilerin maaş ödeme zamanı gelmiş olabilir. Kiralık olarak ikamet ettiğiniz yerlerin kiralarının ödeme vakti de gelmiş olabilir. Çok daha kötüsü ise ticari itibarınızı mahvedecek çek ve senet ödemeniz gelmiş olabilir.

Peki nakit noksanlığının esas sebebi ne? Genelde gördüğüm satışları arttırma çabasıyla araştırmadan, tahsilat aşamasını düşünmeden hunharca mal satma ve bu satışların bedelini tahsil edememek, saçma sapan ve kimseye faydası olmayan, nakit akışı sağlamayan anlamsız gayrimenkul yatırımları ve bilançoda likiditenin kaybolması. Tabi bu uzun vadede gerçekleşiyor. Yine bir başka sebepte alıcılardan alamadığı parayı sürekli olarak bankalardan kredi çekerek finanse edip finansman giderlerine dayanamamak ve bir süre sonra (borcu borçla çevirmeye başladıktan sonra) ipin ucunun kaçması.

Ticari hayat içerisinde çoğu kişi bu yüzden ödemelerini zamanlayamaz ve hikayelerin sonu kötü biter. 

Nakit Noksanlığında Ne Yapılır?

İşte bu gibi nakit noksanlıklarında sağdan soldan borç toplayamayacağınıza göre size fon sağlayacak yani nakit akışı nızı kurtaracak bankalardır. 

nakit-arayan-adam
Nakit noksanlığına düşünce plansız yakalanırsanız böyle olacaksınız. Olmayın.

Ha bağzı bankaların zaman zaman şemsiyeyi çevirip müşterisine soktuğunu da görüyoruz ama isim vermeyelim. Hem suç hem de herkes biliyor zaten.

İşte tam bu süreçte araya başka bir şey girer.

Banka İlişki ve Limit Yönetimi

Nakit noksanlığınızda size şemsiye açacak ve ticaret yaptığınız kişilerin sizi icra yağmuruna tutmasını önleyecek kurum bankalardır. Günümüzde artık kimse birbirine nakit borç vermiyor, verse 3 ay sonra istiyor. 

İşte bu tip durumlarda bankalarla olan ilişkiler önemlidir. Size tek bir tavsiyem var bankayla aranızı iyi tutun. Çünkü nakit onlarda ve kral onlar. Son dönemde kamunun liberal politikaları nedeniyle bankalar kamunun kendilerine aktardıkları paraları piyasaya vermek istiyor. 

Ancak bankaların size kredi vermek zorunda olmadığını anlayın. Çok görüyorum böyle cebi 3-5 kuruş para gördüğünde poposu havaya kalkanları. Bakın yapmayın, çoğu zaman banka sizin koyduğunuz sermayenin çok daha fazlasını sizin işinize koyuyor. Zaten bu tip cahil elemanların havası çabuk sönüyor. Bakıyorsun iki gün sonra nakit akışını ayarlayamamış sağdan soldan kredi dileniyor eleman.

Bu konuda özellikle 

bankaların nasıl para kazandığı, 

ticari kredi, 

ticari kredi nasıl çekilir,

bankaların nakit yönetim ürünleri ve 

ticari kredi çekerken dikkat edilecek hususlar yazılarımı okuyun. Faydasını göreceksiniz.

Sizlere tavsiyem her daim bankalarda limit boşluğunuz olsun. Teminatını da sağlayın. Yabi kredi kullandırılabilecek aşamada olsun. Ne zaman acil nakit ihtiyacınız olacağını bilemezsiniz, limitinizi kullanılabilir şekilde hazır tutun. Sonra poponuz sıkışınca banka banka gezip ciyaklamayın. Akıllı olun.

banka-nakit-akisi
Bankalar çoğu zaman nakit noksanlığının kurtarıcısıdır. Ancak sınırı geçip aşırı borçlandıysanız bu el size böyle uzanmaz.

Çalıştığınız bankalar arasında  mutlaka ama mutlaka bir kamu bankası bulundurun. Çünkü kamu verdiği teşvikleri bu kanallardan veriyor. Bir adım öne geçersiniz. Yine bir tane büyük özel sektör bankası, bir tane orta özel sektör bankası ve küçük banka bulundurun. Tek banka sizi sıkıntıya sokar. Ana banka belirleyip diğerlerine de riskinize göre nakit akışınızı dağıtın. Sonra bankacılar carlayacak size bana nakit akışı yolla diye.

Türkiye’de Firmalar Nasıl Batıyor?

Bunu anlamak için önce firmanın döngüsünü bilmek gerekir. Hemen kısaca anlatalım. Bir firmanın nakit akışı döngüsü şöyledir: 

mal alımı-işleme-mal satımı- ödeme-tahsilat

1.gün mal alımı yapan firma, bu malı ortalama 15 günde işleyip satıyor. Burada katlanması gereken gider firmanın sabit gideri de dediğimiz işçi, kira, elektrik,su vs. Malı alırken firma 3 ay sonra aldığım malı ödeyeceğim diyor. Eğer firma peşin satıyor ya da 3 aydan daha kısa vadeyle satıyorsa sorun olmuyor ancak genelde böyle olmuyor. Firnalar sattıkları malları genelde 6 ay sonra tahsil ediyor. Nakit açığı böyle başlıyor.

Bu süreçte firma malı peşin almıyor ve peşin satmıyor gördüğünüz üzere. İşleme ve rutin süreçte muhtelif giderler ile ödeme tahsilat arasındaki nakit ihtiyacını krediden sağlıyor.

Bu süreçte ucu ucuna gittiğinden ihtyiatlı davranmıyor. Yani şu aşamaya fazkadan nakit çıkışını gerektiren bir şey girdiğinde mesela gayrimenkul yatırımı ya da tahsilat sorunu gibi, firma cortluyor.

Türkiye’de firmaların ağırlıklı kısmı nakit akışı meselesinde yaşadığı sorun nedeniyle batıyor. Benim gözlemlerime dayanarak (kesinlikle bilimsel bir şey yok ortada) firma satış rakamlarını arttırmak için saçma sapan adamlara vadeli satış yapıp tahsilat yapamıyor.

Tahsilat yapamayınca da ödemeleini yapamıyor,ya da ödemelerini kredi ile yapıyor ancak faiz giderine dayanamıyor.

Firma batışları kasıtlı olarak batırılan firmalar hariç genelde böyle yaşanır.

batirilan-firma
Batan firmalar ikiye ayrılır. Salaklıktan batanlar, bilerek batırılanlar…

Nakit Akışı Tablosu Bu İşin Neresinde?

Nakit akışı tablosu  bu işin tam göbeğindedir ve özellikle Türkiye’de batan ve batmayan firmayı ayıran şeylerden biridir.

İşi çok iyi bildiğini zannedip tüm firmayı kontrol edeceğini düşünen ancak yukarda anlattıklarımdan birhaber olan patronlar nakit akımını yönetemez ve genelde batarlar. Ancak işin dibinden gelen, çocukluktan bu ortamda yetişen ya da bu işin okulunu okuyup biraz da pratik yapmış olan kişiler bu işleri rahat yürütür. 

Nakit akışı tablosu (bu resmi olarak verilenden bahsetmiyorum birazdan anlatacağım nasıl hazırlayacağınızı) işte bu işe yarar.

Proforma Nakit Akışı Planı Hazırlama

Proforma nakit akışı planı, nakit akışı tablosu artık adına siz ne derseniz diyin. Ne işe yaradığını anlattık ve ne kadar hayati olduğunu izah ettik zaten.

Peki bunu nasıl hazırlayıp kullanacağız?Bunun için yazılım firmalarının bir çok programı mevcut ancak ben sizlerin meteliksiz pis fakirler olduğunuzu düşünerek herkesin kullanabildiği excel sistemi üzerinden anlatacağım.Kendimde kendi kişisel nakit akışı planımı böyle yapıyorum.

Bir excel dosyası açıyorsunuz. Soldaki ilk sekmeye mali yıl başı da olan 01.01.2020 yazıp bunu 31.12.2020 ye ulaşana kadar aşağıya çekiyorsunuz. 

Normal koşullarda firmaların ortalama olarak alış ve satış hacimleri belirlidir. Yani tamamen ortalamalardan gideceğiz. Şimdi finansal planlama nasıl yapılır? Yazımda sizlere proforma bilanço ve gelir tablosu çıkarmayı anlatmıştım. Burada ilk tetikleyicinin yani sonuç verici şeyin ciro yani satışlar kalemi olduğundan bahsetmiştim.

Ancak kesin olan giderlerimiz vardır.Önce bunları yazacaksınız. Bir de iş hacmine göre değişen giderleriniz vardır. Bunları da ciroya göre yani proforma sistemine göre tahmin usulü yazacaksınız.

-vergiler(kurumlar vergisi geçici, emlak, mtv…)

-işçi sgk primleri

-işçi maaşları

-kira

-kredi anapara/faiz ödemeleriniz

-çek/senet ödemeleriniz

-çek senet tahsilatlarınız

-c/h ödemeleriniz

-c/h tahsilatlarınız

-faturalarınız (elektrik,doğalgaz,su,internet, telefon vs.)

-kırtasiye, çay-çorba,varsa yeme/içme giderleri

-işin niteliğine göre diğer giderler (nakliye, reklam, satış-pazarlama giderleri vs)

-sigorta primleriniz

Not: Bu kısım çok önemlidir. Her işletmenin kendine ve faaliyetine özgü nakit girişleri ve çıkışları bulunur. Bunların hepsini yazmazsanız planınız sekteye uğrar. Mühim olan tüm bu gelir ve giderleri doğru yazmaktır. Gelir ve gider tutarlarında hata yapabilirsiniz. Bu hatanız tolere edilebilir. Ancak hiç yazmazsanız dediğim gibi nakit akışı baştan mahvolur.

Bunları excel tablosuna yazarken gelirlerinizi + giderleriniz eksi yazın. Aynı güne isabet eden var ise aynı tarihin hemen yan sekmesine yazın. Yazmanız bittiğinde toplam diye yan tarafın en sonuna ayrı bir sütün açıp yan yana toplama yapın ve tablonun altına kadar sürükleyin. İşte şimdi ortalama olarak hangi gün ne kadar nakit açığınız olduğunu biliyorsunuz. Bu aşamadan sonra nakit akışı yönetimi kısmına geçiyoruz.

Nakit Akışı Yönetimi Nasıl Yapılır?

Nakit akışı tablomuzu elde ettik. Artık hangi gün ne kadar noksan ve fazlamız var biliyoruz. Şimdi işin fonlama kısmına geçiyoruz. 

Bazı günler nakit fazlanız bazı günler nakit noksanınız olacak. Nakit noksanlığında ilk başvuracağınız kaynak şirkette biriken nakit fazlası olacaktır. Genelde böyle bir şey olmaz ama bunu görmek için excel tablonuzda toplam nakit açığı fazlası sekmesinin hemen yanına bir sütun daha açıp buna bakiye diyin ve yukardan aşağıya toplama yapın. Bu net nakit noksanınızı gösterecektir.

gider-yonetimi
Temsili şirket giderleri ve paracıklarınız

Ama dediğim gibi genelde net nakit mevcudu hep negatif verir Türkiye’deki firmalarda. Şimdi bu kolonda negatif gördüğünüz yerlerde fonlama kaynaklarının yani banka limitlerinizin size yetip yetmediğini kontrol edin. Eğer banka limitleriniz buradaki negatiflerin toplamınu finanse etmeye yetmiyorsa muhtemelen limit sorunu yaşayacaksınız. Bunu engellemek için bankalarla konuşun, böyle bir planlama yaptığınızı ve zor duruma düşmek istemediğinizi, limitlerinizin arttırılması gerektiğini söyleyin. Arttıracaklardır. Muhtemelen bunu yapan ilk müşteri sizsiniz zaten.

Gelelim şu tahsilat meselesine. Yapacağınız iş koluna göre değişir ama bu satışlarınızdan bir kısmının tahsil edilemeyeceği açık. Yılalr itibariyle bunun ortalamasını da iyi kötü bilirsiniz. Yani yaptığınız satışlardan ortalama yüzde kaç tahsilat sorunu yaşıyorsunuz. Bunu bir tespit edin. Bunun dışında firmanızın alacaklı olduğu yani 120 alıcılar kalemi ile alınan çek ve senetler kaleminde bulunan firmalardan hangileri zor durumda bunu tespit ediyorsunuz.

Bu adamlardan olan alacaklarınızı vadesinde tahsil edemediğinizi düşünerek bunun için de fon kaynağı buluyorsunuz.

Ne Kadar Nakit Tutayım?

Aslında burada bahsettiğimiz nakit sizin yukarıdaki giderlerden ziyade ihtiyat amaçlı olarak tutacağınız nakittir. Piyasada ve bankalarda fiks olarak söylenen cironun %10’u, kısa vadeli dış borcun %15’i gibi genele yönelik kitabi kavramları esas alabilirsiniz. Biz yaptığımız tabloda temel tüm giderlerinizi tahmin yöntemiyle tespit ettik ve nakit giriş çıkışları sonucunda fonlama ihtiyacımızı tespit edip limitlerimizi ayarlasak da konu beklenmeyen yani önden tahmin edemeyeceğimiz giderler olduğundan bu tarz kitabi bir bilgiye yaslanabiliriz.

Ancak bu konuda “mutlaka şu kadar nakit tutun” tarzı keskin cümleler sarf etmek doğru değildir.

Artık firmanızın aslanlar gibi bir finansal planı var. Muhtemelen sırtınız yere gelmeyecek. Teşekkür edebilirsiniz.

nakit-kraldir
Çok fazla nakit tutmak iyi değildir. Bu paranızın değer kaybetmesine ve kaynakların etkin olmayan yerlerde kullanılmasına neden olur. Nakit getirisiz bir aktiftir. Bunu unutmayın.

Not: Bu yazıda kur riski meselesine girmedim, o bambaşka bir konu. Onun için bir yazı yazacağım.

yatirimkurusu

7 yıldır finans sektöründe denetçi, İngilizce biliyor, bir kızı var.

İlgili Makaleler

3 Yorum

  1. Birkaç sorum olacak;
    brüt kar =satışlar-(maliyetler+amortisman)
    faliyet karı=brüt kar- faliyet giderleri
    net kar= faliyet karı – vergi – faiz
    yukarıdaki hesaplar muhasebe karını , aşağıda ise iktisadi karın hesaplaması;
    iktisadi kar= gelirler- açık maliyetler(muhasebe kayıtlarına geçirilebilen tüm giderler)-Fırsat maliyeti(veya alternatif maliyet)
    ben kitaplardan bu şekilde öğrendim, sizin yazdığınız tanımlar neden bu şekilde hukuksal bir tanım mı yoksa pratik bir tanım mı?

    Batan firma hakkında; tahsil edilemeyen tutarı 138 Şüpheli Diğer Alacakalar Hesabı (dava veya icra safhasına aktarılmış şartı) dışında alınmamış paranın vergisini ödememek için bir yol var mı? yoksa bu muhasebenin tahakkuk esası mı?

    1. Kitaplarda yazan şeyleri çoğu zaman buraya yazmamaya çalışıyorum açıkçası çünkü kitapta zaten yazılıyor. Çoğu ezber bilgilerden ibaret. Dolayısıyla burada da olduğu üzere tanımlar pratik tanım diyebilirsiniz. Anlaşılabilir şekilde. Konuyu özetlemek adına.

      Şüpheli diğer alacaklara yazdığınızda bir alacağı karşılığını ayırmış olup zaten gider yazmış ve vergiden düşmüş olursunuz.
      Bunun dışında tahsil etmediğiniz bir paranın vergisini ödememe durumu ancak kayıt dışında mümkün. Başka da aklıma bir yöntem gelmedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu