Finans

Faiz Lobisi Kim ?

Efenim bu yazımızda konumuz ülke ekonomi yönetiminin sıklıkla diline pelesenk ettiği, merkez bankası fonlama faizinin artışının günah keçisi olan, Londra’daki bir takım tefeciler olarak da dönem dönem nitelendirilen, kimsenin de kim olduğunu bilmediği faiz lobisi kim meselesine değineceğiz. Yazımızda faiz lobisi kim sorusu ile başlayıp bu lobinin kimlerden oluşabileceğini (oluşamayacağını) açıklayacağız. Faiz lobisi kim meselesine ek olarak Türkiye’de finansal sektöre ilişkin faiz sorununu da esas alarak bir kaç çözüm arayışımızı ileteceğiz sizlere.

Faiz Lobisi Kim ?

Faiz lobisi kim sorusunun cevabını bilemem, şahsen böyle bir grup olduğuna inanmıyorum ve niye böyle bir mevzunun ortaya atıldığına dair de bir fikrim yok. Ama şunu size net söyleyebilirim faiz lobisi denilen şey kastedildiği üzere sürekli faiz artışından para kazanmak isteyen bir grup ise bunlar ne bankalar, ne tefecilerdir. Bunlar ancak Türkiye’ye borç veren uluslararası kuruluşlar olabilir diye düşünüyorum ancak şayet bu kişiler sabit faizli borç verdiyse onlar da faiz artışını istemez.Yani matematik olarak mümkün değil.Nasıl oluyor derseniz sizi aşağıya alayım.

faiz-lobisi-kim
Son dönemde basında yapılan propaganda ile insanların kafasında bu şekilde bir faiz lobisi olduğu düşüncesi hakim. Ancak bu düşüncenin gerçekle alakası yok.

Bankaların sattığı şey paradır. Her insan bilir ki bir firmanın ya da şirketin satışları, ancak sattığı malın fiyatının düşmesi, çok iyi bir reklam kampanyası ya da satılan ürünün kalitesinin artması ile artar. Siz de satışınız arttıkça daha çok kar edersiniz.Satışın artmasını istemeniz de bu yüzdendir.

Şimdi kötü hain bir bankacı çetesi düşünelim ve diyelim ki bunlar faiz lobisi. Bunların amacı ne? Eğer daha fazla para kazanmaksa faizlerin artmasını en son onlar ister. Çünkü faiz artarsa kredisini satamaz. Hatta Türkiye gibi faize bu kadar hassasiyetin olduğu bir ülkede, konut faizinin ekonomik bir gösterge ve takıntı haline geldiği bir ortamda adam manyak mı faizin artmasını istesin.

Bence bu saçmalığı bir kenara bırakıp sebeplerini farklı yerde aramak ve mantıklı düşünmek gerekiyor.

Gerçekten bu ülkede faizin artmasını kim istiyor? Kim isteyebilir? İyi düşünmek lazım.Belki de bu sorular bizi esas kabahatliye götürecektir. Yani faizin artmasına neden olan esas kabahatliyi bulup aradaki masum ancak olağan şüphelileri ortadan kaldırırsak ne olacak?

Kandırılmayın.

Bankalar Bizi Sömürüyor Mu?

Efenim yukarda da bahsettim. Özellikle son dönemde basın aracılığı ile bankalara karşı anlamsız ve ciddi bir savaş var. Sürekli bankalar canavar gibi gösterilip vatandaşın cebindeki parayı çaldı muamelesi yapılıyor.Ama bu haberleri yapanların atladığı husus şu: kimse bankayla çalışmak, kredi çekmek, parasını yatırmak zorunda değil.Ama herkes bankalara sövüyor.

bankalar-bizi-somuruyor-mu
Dünyada bir sömürü düzeni olduğu açık.Ancak bireyler bu durumun önüne geçmek istiyorsa kendi tüketim tercihlerini gözden geçirmeli ve aksiyon almalılar.

İnsanlar sürekli bankaların ceplerini soyduğunu, faiz lobisi olduğunu, sömürüldüğünü iddia ediyor ama kimse çıkıp bankayla çalışmak zorunda değilsin demiyor.Tabi bu biraz yüzsüzlüğe giriyor.

Herkes bedava para alayım, kredi kartı bedava olsun geri ödemeyeyim , kredi bedava olsun istiyor ama böyle bir durum dünyanın hiç bir yerinde yok. Eğer bir kurumdan hizmet alıyorsanız karşısında para ödersiniz.Yani bu hayatın temel bir pratiği. Çok pahalı cart curt. O zaman ucuz olanı seçersin, eğer hiç biri ucuz gelmiyorsa mesela kullanmayabilirsin.

Böyle de enteresan bir ülkeyiz maalesef.

İslami Bankacılık

Ülkede islami bankacılığa sallamak bir dine sallamak sayıldığından çok bir şey demeyeceğim. Ancak ilaç islami bankacılık değil.Hiç bir ortamda da olmamıştır.

İslami bankacılığın temeli kar/zarar paylaşımına dayalıdır. Bunun da yolu firmanın sermayesine ortak olmaktır. E zaten bu bahsettiğiniz şeye finans dünyasında yatırım bankacılığı denir. 10 kişilik bir finans mühendisi grubu ile bu işin altından kalkarız sanırım. Çok da über zor işler değildir.

islami-bankacilik
İslami bankacılık ülkemizde mevcut bankacılık sistemine alternatif olarak sunuluyor ancak temel yapısının normal bankacılık faaliyetlerinden pek bir farkı yok ve kesinlikle bir alternatif yaratmıyor.

Gelelim islami bankacılığın Türkiye versiyonuna. Öyle bir islami bankacılık sistemi var ki, kesinlikle kredi faizi yok ama vade farkı var. Kesinlikle kredi yok, finansman var. Kesinlikle mevduat faizi yok kar ve zarar ortaklığı var. Fakat ne hikmetse bu kar ve zarar ortaklığında hiç zarar yok ve kar ortaklığının alacağı kar oranı önceden belli. Ve ne hikmetse diğer bankaların vadeli faiz oranları ile oldukça yakın. Yani sadece isimleri değişik.

Neyse konuyu daha fazla deşmeden inançtır, saygı duyuyorum diyip geçiyorum. Benim kafama yatmıyor bir türlü bu iş.

Dertlerimize Çare Ne?

Önce bir derdimizi söyleyelim (ülkedeki çoğunluğa göre): Bankalar insanları sömürüyor, bunlar faiz lobisi, çok yüksek fiyattan faiz alıyorlar, her yanımız komisyon oldu, yeter artık…

Temel olarak dert bu. Bu derdin çözümü mevcut bankalarla olamaz. Sonuçta adamların faizi düşürmek için takip ettiği bir faiz var.Yani bankalar kafalarına göre faiz oranı belirlemiyor.Burada esas nokta MB’nın bankaları fonladığı orandır. 

Gösterge Faiz-Fonlama Faizi Taktikleri

Ülkemizde gösterge faiz hiç değişmez. Bu 1 hafta vadeli repo oranıdır. MB ile bankalar arasında olur. Ancak MB hükümetten korktuğu ve faizi arttırmadığını göstermek için buna pek dokunmaz.Faiz artışı yapacaksa bunu fonlama miktarının yerini değiştirerek yapar.

Jackall
Çakal afrika savanlarında yaşayan ve kandırma kabiliyeti ile popüler bir canlı. Halk arasında bu ifade küçük çaplı kandırma işlerini seven kişiler için kullanılmaktadır

Mesela faiz arttırılacak,ancak hükümet parmak sallıyor. Yerini kaybetmek istemeyen ancak iktisat literatürüne dünyanın en geri zekalı merkez bankası başkanı olarak geçmek istemeyen kişi şunu yapıyor:

 Başkan: Bankaları nereden fonluyoruz?

Çalışan: 1 hafta vadeli repodan.

Başkan: Gösterge faiz ne?

Çalışan: 1 hafta vadeli repo

(Ampul yanar)

Başkan: Gösterge faizi değiştirebilir miyiz?

Çalışan: Hayır Başkanım şu an reel faiz negatif…riv riv riv…dır dır dır…

Başkan: Bankaları fonlama yerini değiştirebilir miyiz?

-Eveeeeeğğğttt

Hoooppp bankaların fonlaması GLP’ye (geç likidite penceresine) kayar, bu aracı faizi arttırılır ama hem ülkede finans yazarlarında hem de vatandaşta finansal okur yazarlık düşük olduğundan mevzuyu kimse çakmaz.

Aslında faizi arttırırsın ama herkes faizi sabit tuttun zanneder.

Çare Drogba

Gelelim çare bu mu? Tabii ki hayır. Eğer Türk finansal piyasasının sorunu yüksek faiz ise (ki bence bu değil) çözüm crowd fundingtedir.

Crowd funding dışında banka nasıl para kazanır yazımızda anlattığımız temel para kazanma modeli dışında olan hiç bir yapı ise sistemin sorunlarına çare olmayacaktır.

Bir dönem ülke gündemine damgasını vurmuş bu ifade aslında içinde bulunulan sosyo-ekonomik yapıya karşı içinde bulunulan çaresizliğin ve alternatifsizliğin bir dışa vurumudur.

Crowd funding nedir derseniz Türkçesi kitle fonlamasıdır. Bir çok yöntemi vardır ancak burada faiz vermek istemeyen kişilere bir kazanç vaad etmeniz gerekir. Bakın ponzi gibi başı ama sonu öyle bitmemeli. Bu da faiz olamayacağına göre yine kar ortaklığı, proje ortaklığı ya da şirket ortaklığıdır.

Ancak Türkiye’de kimse şirketinin sermayesindeki kendi payının azalmasını da istemediğinden buna da yanaşmaz. Halka arzlar bu yüzden Türk borsasında zayıftır.

Sonuç: Bana bedava para versinler, ben faiz ödemeyeyim, şirketimden sermaye payı vermeyeyim, projenin karına ortak etmeyeyim, sadece ben kazanayım kafasında binlerce girişimci…

yatirimkurusu

7 yıldır finans sektöründe denetçi, İngilizce biliyor, bir kızı var.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu