Politika

Güney Çin Denizi Meselesi

Bu yazımızda konumuz kuvvetle muhtemel Çin– ABD gerginliğinin ana sebebi olan, ancak uluslararası basının saptırarak başka başka sebeplere yıkmaya çalıştığı (özellikle Uygur Türkleri konusunu ABD medyası çok pompalıyor), fakat 3. Dünya Savaşını bile çıkartacak nispette ciddiye alınması gereken güney çin denizi konusudur.

guney-cin-denizi-harita
Güney çin denizi yazan alan “south china sea” olarak belirtilen kısım. Aşağıda gördüğünüz Malakka boğazına da bir 10 sayfa filan yazarız, öyle esaslı bir boğazdır orası.

Özellikle uluslararası ilişkileri anlama kılavuzu yazımda güç, gücün ne demek olduğu, gücün kaynaklarının alan, enerji ve iktisattan geçtiğini detaylıca anlatmıştım. İşte güney çin denizi meselesi hem enerji hem de iktisat (daha özelinde uluslararası ticaret) meselesinin tam göbeğinde yer alıyor. Şimdi gelin bu coğrafyaya daha yakınan bakalım ve güney çin denizi neden bu kadar önemli, ne olabilir, nelere yol açabilir bunları idrak etmeye çalışalım.

Güney Çin Denizi

Güney çin denizi, marjinal deniz diye de geçen (marjinal deniz: okyanuslardan veya büyük denizlerden muhtelif coğrafi şekiller ile ayrılan denizlerdir), ciddi bir iktisadi alanı, enerji nakil hatlarının güzergahını ve ticaret yolunu kapsaması ile meşhurdur. Dünya nüfusunun ağırlıklı kısmının güney çin denizi ve etrafındaki coğrafyada yaşadığını görürsünüz zaten.

guney-cin-denizi-problemleri

Haritada da görebileceğiniz üzere yaklaşık 3,5 milyon metrekarelik bir alanı kapsar bu stratejik bölge.

Uluslararası politik kuruluşlara göre güney çin denizi sınırları Çin, Vietnam, Filipinler, Malay bölgesi, Singapur, Tayvan,Malezya,Brunei, Enonezya dahilinde kalan bir bölge. Dolayısıyla buradaki bütün ülkeler ve ülkelerin arkasındaki uluslararası güç gruplarının burada hak iddiası ortaya çıkıyor. Ancak güney çin denizi halen tam olarak hangi sınırlar dahilinde o bile tartışılan ve ülkeler arasında henüz mutabakata varılmış bir konu değildir.

Güney Çin Denizi Niye Önemli?

Efenim dünyadaki en önemli coğrafya olarak nitelendirebileceğimiz bu yerin Çin’in son dönemde gelişen nüfusu ve üretim gücü ile ciddi alakası var. Çünkü güney çin denizi her yıl dünya ticaret hacminin ağırlıklı kısmını taşıyan ticaret gemilerinin 1/3’ünün üstünden geçtiği bir alan. Her yıl yaklaşık 3 trilyon USD’lik bir ticaret hacminin bu güzergahtan geçtiği iddia ediliyor. Çin’in enerji ithalatının %80’ini ve toplam  ticaretinin %40’ını bu güzergahtan yaptığı belirtiliyor muhtelif kaynaklarda. Yani Çin için burası bir can damarı. Zaten komünist parti kongresinde birinci dereceden güvenlik önceliği olarak nitelendirilmiş bir bölgedir.

Yapılan çalışmalarda dünyanın en fazla kullanılan ikinci deniz hattı olarak biliniyor. Merak edenler için en yoğun deniz ticaret hattı Dover Strait olarak bilinen İngiltere-Fransa arasındaki boğazdır. Bu boğazdan günlük yaklaşık 500-600 civarı ticaret gemisi geçer. Bununla birlikte, Güney Çin Denizi üzerinden, Malakka boğazı ve Hürmüz boğazından sonra en fazla petrol tankerinin geçtiği de internet aleminden bulduğumuz notlarımız arasında yer alıyor.

bir-kusak-bir-yol
Çin’in Yeni Dünya Düzeni olarak kabul edebileceğimiz Bir Kuşak Bir Yol projesinin Güney Çin Denizi nin nereseinden geçtiğine bakın. Bu durum Çin’in arzularını anlamanıza yardımcı olacaktır.

Ve tabii ki her uluslararası politik sorunda karşımıza çıktığı üzere güney çin denizi altında ciddi miktarda petrol ve doğalgaz rezervleri olduğu söyleniyor. Özellikle Vietnam’a yakın olan coğrafyada ciddi bir kanıtlanmış doğalgaz rezervi mevcut. Rakamlar inanılmaz, geleceğiz.

Çin’in iktisadi büyüklüğü ve aslında dünyadaki bir çok metalde olduğu üzere enerji kaynaklarında da birincil tüketici olduğu düşünülürse, petrol gibi stratejik bir rezervin bu alanda çıkması demek, çatışmanın Ortadoğu’dan Asya pasifike kayacağının bir göstergesi. Ki son dönemde ABD’nin Çin’i sıkıştırma hamlelerinden gördüğümüz kadarıyla yavaş yavaş çatışma alanı Asya pasifike gidiyor görünüyor.

Adalar Sorunu: Çin Versiyonu

guney-cin-denizi-adalar
Kaynak: Wikipedia

Yine haritada görebileceğiniz üzere -yeşil noktalar- alanda adalar var. Bu adaların bir kısmı Çin tarafından yapay olarak inşa edilmiş ve üzerine askeri tesisler kurulmuş durumda. Tabii ki dünyanın mafyası ABD bu durumdan rahatsız, çünkü asya pasifikte bulunan bu Çin hakimiyeti ciddi şekilde rahatsızlık veriyor ABD’ye. Eğer Çin bu bölgede hakimiyetini uluslararası anlamda kabul ettirirse (ki bence bunun tek yolu kanlı bir savaş) ABD pasifikteki tüm alan hakimiyetini kaybedecektir.

Güney çin denizi sınırlarını kapsayan alanın içerisinde yaklaşık 250 küçük ada olarak nitelendirilebilecek coğrafi şekiller mevcut. Tabi bunların hepsinin ada gibi olduğunu söylemek çok doğru değil, içinde resifler, kum tepecikleri vs. var ama Kardak kayalıkları gibi bir şey için bile ülkelerin birbirine girebileceğini çok iyi bilen milletiz. Bir karış toprak için bile tozu dumana katabiliriz, e haliyle Çin’de de bizdeki gibi aşırı millyetçi/ulusalcı insanlar vardır diye düşünüyorum.

Tabi olayın bir de ekolojik boyutu varmış yaptığım araştırmalara göre. Materyalizmin dibine vurmuş bir adam olarak bu güne kadar hiç dikkatimi çekmemiş ama iddialara göre dünya ekolojik sistemi için oldukça önemli olan Güney Çin Denizi alanı, dünya deniz biyoçeşitliliğinin 1/3’ünü oluşturuyormuş. Hatta Filipinliler “napıyonuz olm dünyayı yakacaksınız, yakında bırak balığı yaşayacak yer bulamayacağız, kendinize gelin” diyince kıyıdaş ülkeler durumun vahametini anlayıp balık avlanma yasakları filan getirmişler. Olayın yeşil sever arkadaşlar için böyle bir boyutu da var.

guney-cin-denizi-tartismali-yerler

Ne Olacak Buraya Hakim Olunca?

Güney çin denizi kendisine hakimiyet kuran ulusa şunları vaadediyor:

1. Yüklü doğal gaz rezervi (190 trilyon kübik feet)

2. Yüklü petrol rezervi (17,7 milyon ton ham petrol-Kuveytin toplam rezervi 13 mio ton)

3. Dünya ticaretinin en stratejik ticari hattının sahipliği

4. Dünya nüfusunun ve üretim merkezlerinin yakınında (Asya pasifik ülkeleri) alan hakimiyeti. 

guney-cin-denizi-yapay-adalar
Kaynak: Anadolu Ajansı

Bu 4. Madde önemli, çünkü artık üretim gücüyle güney doğu asya ülkeleri dünyada (toplam dünya GSYİH’ında) önemli bir yere sahipler. Bu ekonomik gücün yanında alan hakimiyeti de askeri hareketler için mühim. 2. Dünya savaşında bu bölgede Japonların conileri deniz ve kara savaşında bu adalar sayesinde nasıl tokatladığını bilmeyeniniz yoktur. Ulan en kötü Pearl Harbour baskınını izlemişsinizdir. İşte 2. Dünya Savaşında Japonlar hep bu adaların sahibiydi. Hey gidi güneşin ülkesi hey…

İşte bu bölgenin ve adaların böyle bir alan hakimiyeti ve askeri operasyon yetisi kazandırması bölgenin kıymetini daha da arttırırken, conilerin nükleerleri salana kadar bölgede şamar oğlanına dönmesi ise bölgede alan hakimiyeti kurmanın ne kadar zor olduğunu gösteriyor.

Güney Çin Denizi : Bölge Tartışmaları

Efenim olayın en tartışmalı kısmı burası.Harita olmadan açıklamak da pek mümkün görünmüyor. Hemen aşağıdaki haritada Çin’in hak iddia ettiği bölgeyi kırmızı hat ile belirtmiş. Çin bu belirtilen U şeklindeki bölgeye nine-dash-line diyor. Yani Çin aslan payını istiyor.

guney-cin-denizi-iddialar
Kaynak Wikipedia

Yine haritadan anlayabileceğiniz üzere mavi çizgiyle ikinci en büyük hakkı iddia eden ve Çin ile kapışan Vietnamlıların bölgesi görülebiliyor. Ancak yine görebileceğiniz gibi her ülke birbirinin alanının kendisine ait olduğu iddia ediyor ve ciddi bir anlaşmazlık mevcut. Tabi parsa büyük olunca mevzu da büyüyor. Brunei’nin niye öyle bir dikdörtgen çizdiği ise aklımdaki en büyük soru.

Alan Hakimiyeti Meselesi

Çinlilerin Go oyununu oynayanınız var mı bilmiyorum. Ancak oyunun temel stratejisi her daim alan hakimiyeti üzerine kuruludur. Zaten oyunu kazanan karelerde en fazla alan hakimiyetini sağlayan taraftır.

Çin’in tarihsel gelişimini okuyanlar, Çin’in eski imparatorluk dönemlerinde devlet geleneklerinin askeri anlamda saldırgan olmadığını görürler. Ağırlıklı olarak kendini savunmak üzerine bir strateji kurgulayan Çin’li abiler, daha çok nüfuz elde etme üzerine oynarlar. Bu nüfuz elde etme oyununun içinde taraftar kazanma ile birlikte ekonomik nüfuz elde etme meselesi de vardır ki şu anda dünyada Çin malının girmediği tek bir ülke yoktur. Ekonomik alan hakimiyetini eline geçiren Çin yavaş yavaş coğrafi alan hakimiyetini eline katmak istiyor.

go-oyunu
Go oyunundan bir görsel.

Alan hakimiyeti aslında daha çok gerilla tarzı çatışmalarda gerillaların uyguladığı bir stratejidir. Ancak burada bahsettiğimiz alan hakimiyeti çok farklı.

ABD’de bu tartışmalarda dolaylı taraf gibi görünse de aslında doğrudan taraftır. Tüm dünya güç çatışmasının ABD-Çin arasında yaşanacağına hem fikir ki son dönemde yaşanan ufak tefek atışmalar, bir araya gelme çalışmaları vs. bir sıkıntı olduğunu gösteriyor.

7. Filo Nerede ?

Alan hakimiyetini kollamak isteyen ve Çin ile olan sürtüşmesinde yumruk yemek istemeyen ABD bu yüzden 7. filoyu sürekli olarak baskı unsuru olması için Asya pasifikte gezdiriyor, taciz ediyor. 7. Filo ABD’nin en büyük filosudur. Yine Guam adasında ABD’nin askeri üssü olduğunu söyleyelim. Aslında sıcak çatışma bir iletişimsizliğe bakıyor. Bununla birlikte ABD’nin bölgede Çin’e yakın olan ülkelerde kışkırtıcı eylemleri desteklediği, huzursuzluk çıkarmaya çalışarak Çin yönetiminin taraftarı olan yönetimlere karşı koz elde etmeye çalıştığı bilinen bir gerçek. Son dönemde Hong Kong’da yaşanan çatışmalar, halk ayaklanmaları ABD’nin Çin savunmasında delik açmaya çalıştığının bir göstergesi ve mesajı.

theodore-roosevelet
7. filonun esaslı elemanı Theodore Roosevelt Uçak Gemisi.

Çin ise ABD’nin kendi coğrafyasında dolanması ciddi rahatsız edici buluyor ve her ufak isyanda ” bunlar vatan haini, dış minnaklar içimizi oyuyor, bizi bölemeyecekler” diyerek diğer ülkelerdeki gücünü arttırmaya çalışıyor. Yani herkes hazırlık sürecinde karşılıklı koz biriktirmeye çalışıyor. Koz sayısı fazla olan bir savaş öncesi anlaşmada ciddi menfaat ve imtiyaz elde edecektir. En büyük kozun ise alan hakimiyeti olduğunu tekrar hatırlatalım bu aşamada.

Tabii ki politikadaki son alternatif olan savaştan Çinlilerin kaçmayacağı da bir gerçek. ABD ne kadar güçlü olursa olsun, Çin’in içine müdahale edemez. Yani Çin’de karışıklık çıkarmak Venezuella’da karışıklık çıkarıp lidere darbe yapmaya benzemez. Bu bir kültür meselesi. Bu sefer iş alan hakimiyetine gidiyor.

Olayların Kısa Bir Tarihi

Aslında bu güney çin denizi üzerinde çok eskiye varan tarihsel tartışmalar var lakin hem yazıyı uzatmamak hem de nihayete çabuk ermek maksadıyla ben 2. dünya savaşı sonrasını alıyorum. 2. Dünya savaşı sürecinde adaların ve alan hakimiyetinin Japon abilerde olduğunu söylemiştik. ABD japonlara nükleeri sallayıp Japonlar teslim olunca Japonlar San Fransisco anlaşması ile adalar üzerindeki haklarından vazgeçiyor.

Japonlar haklarından vazgeçer vazgeçmez 1958 yılında adalara çökmek isteyen iki akbaba, Çin ve Tayvan çarpışıyor.Bu olay Formosa Krizi diye de geçer tarih anlatılarında. Tabi Çin Tayvan çarpışmalarının arkasında Tayvan’ın ABD’nin tasmalı bir evcil hayvanı olmasının ciddi etkisi var diyelim.

1974’lü yıllarda Çin ile Vietnam Paracel adaları üzerinde kapışmış karşılıklı olarak toplam 71 askerin öldüğü çarpışmalar yaşanmış, bu tartışmalardan sonra Çin hakimiyetini ilan etmiştir. Tabi Vietnam savaşında Vietkongluların bu savaşta galibiyetinin yaklaştığının anlaşılması Çin’e gaz vermiştir o ayrı hikaye.

1988 yılında ise bu sefer Çinliler ile Vietnamlılar afedersiniz Johnson Resifi denen ufacık bir resif için çarpışıyor. Bu çatışmada da Çinliler galip geliyor ve resifi çinliler alıyor.

1994 senesinde Çin yine rahat durmayım Mischief resifini işgal ediyor ki bu resif Filipinlere yaklaşık 250 mil. Bunu gören ABD boş durmuyor ve resifi USA güvencesine çekiyor.

guney-cin-denizi

Anlaşma ve Bozulması

Vay sen o adayı aldın, vay senin balıkçıların benim kıta sahanlığıma nasıl girer vs. derken sene 2011’e geliyor. 2011 yılında Çin, Brunei, Malezya, Filipinler, Tayvan ve Vietnam karşılıklı oturup efendi gibi konuşuyorlar ve tartışmalı alanlar hakkında bir anlaşma yapıyorlar.

Bu anlaşmaya rağmen Çin 2013 yılında bazı adaların yakınlarına yapay adalar inşa etti ve şimdi doğal olan adalar üzerinde, bu yapay adaların yakınlığını göstererek hak iddia ediyor. Bu adalar Meiji resifi, Zhubi resifi ve Yongshu resifi. Yani ada derken böyle aman aman çılgınca büyüklükte yerler inşa edilmedi. Ancak bunların hepsinin üstünde yerleşim ve uçak pistleri filan var.

Yani Çin alan hakimiyetinin ne olduğunu çok iyi biliyor ve bu gücü elde etmek için elinden geleni ardına koymuyor. ABD ise Çin ile bir ülkeli vekalet savaşı veriyor ve doğrudan hasmının karşısına çıkmıyor. Açıkçası işin gidişatı pek de iyi görünmüyor.

Sonuç

Çin’in bir kuşak bir yol projesine dair bir kaç konuya değinmiştik hatta haritalarla da bu durumu göz önüne serdik. Anlayabileceğiniz üzere Çin’in dünyaya açılabilmesi için iki yol var: Birisi Güney çin denizi birisi de karadan doğu türkistan güzergahı. İşte ABD bu iki yolu da kapatmak istiyor.

Soğuk savaş dönemlerinde ABD’nin çevreleme politikasını biliyorsunuzdur. Özellikle ABD o dönem savaşta olduğu Rusya’nın etrafını hem nüfuz hem de coğrafi olarak kapatmıştır. Çin için de yapılmaya çalışılan şey budur. Çevreleme politikası.

Dünyanın gelecekteki en büyük sıkıntısı ve gerginlik sebebi bu olacak. Çin’in yükselen ekonomisi ve nüfus gücü var. Şimdi yanına eklemesi gereken şey alan hakimiyeti ile nüfuz. Özellikle bir kuşak bir yol projesi kapsamında bir çok ülkeyi kendisine borçlandırdı Çin. Yani gerekli nüfuzu bir çok yerde elde etti. Şimdi sıra stratejik coğrafyalarda alan hakimiyetine geldi. Ancak burada ABD’nin gücü karşısına çıkacak.

Öyle umalım ki bir savaş çıkmasın, lakin gidişat hiç iyi değil. Muhtemelen bir sonraki savaş merkezi bu Asya Pasifik olacak ki zaten zenginliğin asırlardır kaynağı olan bu coğrafya, tıpkı Ortadoğu gibi gün yüzü görmemiştir.

yatirimkurusu

7 yıldır finans sektöründe denetçi, İngilizce biliyor, bir kızı var.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu