Politika

Şili’de 1973 Darbesi

Liberal ekonomi teorisine uyuz olmamdan mı bu teorinin geliştirilmiş çakması olan monetarizmin beni kudurtmasından mı bilmiyorum ama Şili’nin hikayesi bana hep acı gelmiştir. Şili’de 1973 darbesi aslında ekonomi politiğe de uzaktan bakmamızı sağlıyor. Bir yandan ABD emperyalizmi bir yandan da Rus emperyalizmi arasında denge politikası izlemeye çalışan, bu emperyal güçlere karşı bazı imtiyazlar tanıyarak refahı yükseltmeye çalışan ulusal politikacıların nasıl sıkıştığının ve ülkelerini ne hale getirdiklerinin bir özetidir aslında Şili’de 1973  Darbesi.

Şili’de 1973 Darbesi yazımız platformumuzun tarih kategorisindeki ilk yazısı olacak.

sili-de-1973-darbesi

Şili’de 1973 Darbesi

Şahsi nazarımda Şili’de 1973 darbesi Naomi Klein’ın da kitabında anlattığı tam bir şok doktrinidir. Şok doktrinini başka bir yazımızda inceledik ve anlattık.Zaten oradaki örneklerden birinin  Şili’de 1973 darbesi olduğunu anlatmıştık.

Aslında Şili’de 1973 darbesine ilgim sol görüşün hakim olduğu Trabzonspor taraftar grubu Vira’nın her yerde ve şartta açtığı Venceremos pankartıdır.

Venceremos neymiş derken bir anda kendimizi 1973 yılının Şili’sine uzanırken buluyoruz.

venceremos

Olay Yeri:Şili’yi Tanıyalım

Şili’de 1973 darbesi hikayesinin detaylarına girmeden size biraz Şili’ den bahsetmek isterim.Bir çok ortamda Arjantinlilerin denize girmesini engellemek için kurulmuş ülke, CHP’nin her seçimi aralıksız kazanacağı tek ülke (ülkenin her şehri deniz kenarında) gibi şakalarla karşılaşan, Güney Amerika’nın ince, uzun ve zarif ülkesi diyebiliriz Şili için.

sili

Kuzeyden güneye tam 4.300 km’lik bir sahil şeridi hattında uzanır Şili. Karşılaştırmak için şöyle düşünün. Türkiye’nin en batısı ile doğusu arasındaki fark yaklaşık 1.700 km’dir. Ülke yüz ölçümü 750 bin km kare civarı olup karşılaştırmak için yine ülkemize bakarsak ülkemiz 783 bin km karedir. Nüfusu yaklaşık 12 milyon olup başkenti Santiago’dur. Ülkede konuşulan dil İspanyolca olup küçük etnik gruplar olsa da vakti zamanında İspanyolların yaptığı sömürü seferleri neticesinde ülkenin ana dili İspanyolca olmuştur.

Şili aslında oldukça eski bir tarihe sahiptir.Kuruluş yılını ülkenin anayasasının kabul tarihi şeklinde düşünürsek 1844 yılından beri ülkenin var olduğunu söyleyebiliriz.

Ülkede çok farklı iklimler ve bu iklimler ile şekillenen coğrafyalar bulunur. Örneğin Patagonya Arjantin ile Şili sınırları dahilinde olan bir doğal koruma bölgesidir.

patagonya

Şilinin bir de dağları meşhurdur. 6,8 km. Rakıma sahip dağları mevcuttur. Yine ülkemizle karşılaştıracak olursak ülkemizin en yüksek dağı Ağrı Dağı olup 5,3 km. Rakımdadır.

Bu kadar genel kültür bilgisi yeterli ise yavaş yavaş siyasi tarihe dalalım.

Salvadore Allende Kimdir?

Salvadore Allende latin amerikada halk iradesi ile iktidara gelen ilk devlet başkanıdır. Aynı zamanda tıp dokturudur. Doktorluk okurken çok erken  dönemde sol örgütlenmenin içinde yer almış ve zaman içerisinde bu örgütlenmede yükselmiştir.

salvadore-allende

Salvadore Allende ve Şili’de Solun İktidara Gelmesi

1969 yılında ülkedeki sol görüşlü tayfa bir araya gelerek Unidad Popular partisini kurdu ve 1970’te kahramanımız Allende yıllardır verdiği emeklerin karşılığını alarak tek başına iktidara geldi.

İktidara geldi tabi ama nasıl derseniz, Allende oyların %37’sini, ana muhalefet olan sağ parti %35’ini, dinci tayfa ise (Hristiyanlar) %28’ini aldı.Yani tam bir keşmekeş.Azınlık hükumeti diye adlandırdığımız yapı. Bilindiği üzere bu tip yapılar baskın politikalara her kararın meclisten geçecek ve pazarlığa konu olacak olması nedeniyle pek müsaade etmez. Allende başta her ne kadar muhalefet partilerinin desteğini alsa da ilerleyen zaman da bu durumun sıkıntılarını yaşayacak ve aslında bizim akıllarımızda parlamenter demokrasi sisteminin parlamenter kısmının yeniden mi yapılanması gerekiyor acaba sorularının oluşmasına neden olacaktır.

Sosyalizmin Ayak Sesleri

Allende sosyalist düşünce altyapısı ve halkın kalabalık kısmının desteği ile önce ekonomide devletleştirme politikalarını uyguladı. Ülkede özel sektöre ait büyük endüstrilerin tamamını kamulaştırdı. Şili’nin özellikle bakır madenleri meşhurdur ve o dönemde bakır madenleri bir önceki ülkenin devlet başkanı tarafından ABD’li firmalara peşkeş çekilmiştir. Allende de gelir gelmez bakır firmalarını devletleştirince dünyanın mafyası ABD’nin ilk tepkisini burada çekmiştir.Bu eylemlerin yanında ülkedeki yabancı sermayeyi kovmakla birlikte yerli toprak ağalarının da ellerinden topraklarını almış, üretim için halka tahsis etmiştir.

sosyalizmin-ayak-sesleri

Yine emziren kadınlara emzirme izni, günlük yarım litre bedava süt dağıtımı, asgari işçi ücretinin arttırılması gibi uygulamalarla popülaritesini daha da arttırmıştır.

Sürecin Tıkanması ve İlk Sorunlar

Ancak 70′ yılında iktidara gelen Allende’yi 73’e kadar destekleyen %35 lik muhafazakar sağ parti, ABD’nin baskısına dayanamamış ve Allende’yi zora sokacak bir uygulama başlatmıştır.Normalde Allende muhafazakar ekibinde verdiği destek ile özellikle ekonomi alanındaki politikaları herhangi bir onay gerekmeden alıyordu.Ancak işin ucu ABD’li firmalara ait olan bakır madenlerinin devletleştirmesine gelince ABD kendi kliklerini harekete geçirerek muhalefet kartını oynadı ve Allende ekonomik kararları tek başına alamamaya başladı.Hatta devletleştirme politikası tıkandı diyebiliriz. 

Devletleştirme politikası tıkanınca bu sefer ekonomi kötüye gitmeye başladı.Gerçi devletleştirme politikası devam etseydi nereye ulaşacaktı onun da yorumunu okurlara bırakıyorum. Şahsi düşüncem Şili’nin bu tip bir politika ile dibinde ABD ile devam etmesi zaten pek mümkün değildi. Tıpkı bu gün Venezüella’yı açlıkla nasıl terbiye ediliyorsa muhtemelen Şili’nin başına da o gelecekti.

Burada bir ara verelim ve Şili’nin karışmasına neden olan domino teorisine bir bakalım.Sonra Şili’den devam edeceğiz.İsterseniz bu bölümü atlayabilirsiniz.

Domino Teorisi Nedir ?

2. Dünya savaşının sona ermesiyle ortaya çıkan ABD-Rusya arası soğuk savaş döneminin teorisidir domino teorisi. İlk olarak ABD’li Başkan Eisenhover tarafından dile getirilen bu olgunun ABD devlet politikası halini almasının müsebbibi de Henry Kissinger’dir. Gerçi ABD’nin yediği hangi naneye baksak altından bu elemanla Brzezinski çıkar o ayrı mevzu.

domino-teorisi

İşte domino teorisinin güney amerika ülkelerine yansımasının en net hali Şili’de Allende’ye yapılan darbedir.

Küba’nın 1960’ta Fidel Castro önderliğinde komünist devrimi gerçekleştirmesi, zaten sol eğilimlerin ve halk(öğrenci) hareketinin oldukça ateşli olduğu güney amerikaya komünizm yayılacak endişesini getirdi.

Güney amerikanın bu kadar önemli olmasının sebebi ABD’nin dibi ve ana ticaret ortağı olması ile ana vasıfsız iş gücü kaynağı olmasıdır. Ruslar belki fiziken hiç ABD’ye gelememişti ama fikirlerinin ABD’ye bu kadar çok yaklaşması çok tehlikeli hale getiriyordu durumu. İşte Vietnam’da ve Güney Amerika’da darbelerin sebebi esasen bu Domino Teorisi temellidir.

Nato’nun Rusya’yı çevreleme politikasının da sebebinin bu olduğunu anlamak sentezleyen (fotosentez değil) beyinler için güç değildir.

Darbe Ortamının Oluşması

Şili’de devletleştirme politikasının işlemez hale gelmesi, komünist ekonomik sistemin kronik sorunu atalet ve bürokrasi halk arasında ciddi sorunlar ve şikayetler yaratmıştı.Önce şok doktrininin ilk tetikleyicisi olan halk protesto için sokağa dökülmüş ve Allende iktidarının dikkati ekonomik sorunlara çekilmeye çalışılmıştır.

darbe-ortaminin-olusmasi

Allende yönetiminde 1971 yılında her ne kadar ekonomi politikalarında ciddi başarılar gösterilse de(%8,6 büyüme oranı) Şili’nin en büyük gelir kaynağı olan bakır madeninin uluslararası piyasada fiyatının çakılması ülkenin ihracat gelirini mahvetmiştir. İhracat geliri olmayan Şili diğer malları dışardan almakta zorlanınca 1972 yılı %140 enflasyon, karaborsacılık ve kıtlıkla kapanmıştır. Bu da Allende döneminde ilk ayaklanmaları başlatmıştır.

Gerçi enteresan bir biçimde 1973 seçimlerinde Allende bu krizlere rağmen %42 oy almış ve oyunu arttırmıştır. 

1973 yılının Ağustos ayına gelindiğinde halkın gazlamasıyla sosyalist parti karşıtı tüm partiler bir araya gelip ordunun yönetime el koymasını talep etmiştir.

11 Eylül 1973’te ise General Pinochet önderliğindeki ordu şok doktrininin en önemli ayağı olan krizi başlatmış ve kanlı bir darbeyle yönetime el koymuştur.

Allende’nin Son Sözleri

Darbede Allende teslim olmamış, son ana kadar orduya karşı taraftarları ile birlikte Başkanlık Sarayına mevzilenerek çatışmış, halka radyodan seslenmiş, son konuşmasını yapmış ve intihar etmiştir.

Son radyo konuşmasında ise beni oldukça duygulandıran şu sözleri sarfetmiştir.

allende-ve-pinochet
Resimde sağda Allende, kendisine 3 ay sonra darbe yapacak Pinochet ile birlikte…Pinochet’i Genel Kurmay Başkanlığına getiren kişi Allende’dir.

Dostlarım,

Hiç şüphe yok ki, bu sizlere seslenmek için son fırsatım. Hava Kuvvetleri Magallanes Radyosu’nun vericilerini bombaladı.

Sözlerim sitem değil, hayal kırıklığı taşıyor. Umarım, kendi sözlerine ihanet edenlerin utancı olurlar… Şili’nin askerleri, birer unvandan ibaret başkomutanları, kendi kendini Donanma Komutanı ilan eden Amiral Merino, daha dün Hükümet’e sadakatini sunan, bugün ise kendini Carabinero’ların (paramiliter polis) başı ilan eden General Mendoza…

Bu koşullarda, sözlerim sadece işçilere: Teslim olmayacağım!

Bu tarihi dönemeçte, halka olan sadakatimin bedelini hayatımla ödeyeceğim. Ve onlara, binlerce Şilili’nin tertemiz vicdanına serptiğimiz tohumların kuruyup gitmeyeceğinden şüphem olmadığını söyleyeceğim.

Güçlüler ve bize üstün gelecekler, ancak toplumsal dönüşümler ne suçla ne de güçle bastırılabilir. Tarih bizimdir, tarihi toplumlar yapar.

Ülkemin emekçileri, adalete olan büyük özleminizin ancak bir sözcüsü olan, Anayasa’ya ve kanunlara bağlı kalacağına söz vermiş bu adama gösterdiğiniz sadakat için teşekkür ederim. Sizlere seslenebildiğim bu son anda, yaşadıklarımızdan ders çıkartmanızı diliyorum: Yabancı sermaye, emperyalizm, gericilikle birlikte Silahlı Kuvvetlerimizin kendi geleneğini bozmasına varan koşulları hazırladılar. Bu geleneğin kurucuları General Schneider ve Komutan Araya da, bugün dışarıdan aldıkları destekle kendi çıkarlarını ve imtiyazlarını korumaya çalışan aynı sosyal kesimin kurbanlarıdır.

Esas olarak size sesleniyorum, ülkemin mütevazi kadınları, bize inanan köylü kadınlarımız, çocuğunu esirgediğimizi bilen anneler… Size sesleniyorum Şili’nin fikir işçileri kapitalist toplumun avantajlarından bahsedip duran meslek örgütleri ve sendikalar tarafından yaratılan kargaşaya karşı çalışmaya devam eden yurtseverler… Size sesleniyorum, ülkemin gençleri, öğrencileri, şarkılarını söyleyenler, bize neşelerini ve mücadele ruhunu verenler… Size sesleniyorum Şili’nin insanları, işçiler, köylüler, aydınlar, zulüm görecekler ülkemizde faşizm saatlerdir iş başında. Harekete geçmesi gerekenlerin sessizliği karşısında terörist baskınlar yapıyor, köprüleri havaya uçuruyor, demiryollarını kesiyor, gaz ve petrol borularını imha ediyorlar. Suçludurlar. Tarih onları yargılayacaktır!

Hiç şüphe yok ki Magallanes Radyosu susturulacak. Sakin ve metalik sesim sizlere ulaşamayacak. Sorun değil. Sesimi duymaya devam edeceksiniz. Her zaman yanınızda olacağım. En azından, onurlu ve ülkesine sadık bir adam olarak hatırlanacağım.

Halkım kendini savunmalı ancak kurban etmemelidir. Halkım, kendisinin yok edilmesine veya kurşunlarla delik deşik edilmesine izin vermemeli, ancak aşağılanmaya da müsaade etmemelidir.

Ülkemin işçileri, Şili’ye ve yazgısına inanıyorum. Başka insanlar, ihanetin galebe çaldığı bu karanlık ve acı anı yenecekler. Siz de bunu bilerek ilerlemeye devam edin er ya da geç, o büyük caddeler tekrar açılacak ve özgür insanlar yeni bir toplum oluşturmak için o caddelerden yürüyecekler.

Yaşasın Şili! Çok yaşa halkım! Yaşasın işçiler!

Bunlar benim son sözlerim, fedakarlığımın boşuna olmadığından eminim. Sonunda, en azından, suçu, alçaklığı ve ihaneti cezalandıracak bir ahlak dersi olacak.”

Allende bu konuşmadan sonra ölmüştür. Ölüm şeklinin nasıl olduğu halen tartışmalıdır. Bir kısım çatışırken öldürülmüştür derken bir kısım ise intihar ettiğini söylemektedir.

Şili’de 1973 Darbesi ve Pinochet Dönemi

Şili’de 1973 Darbesi ile şok doktrinin tüm talimatlarını gerçekleştirerek halkın yarısını afallatan Pinochet başa geldikten sonra 1998 yılına kadar iktidarı tek başına yürütmüş ve bütün ekonomik sistemi değiştirmiştir. Şok doktrininin bir parçası olarak ilk anda politikalarını oldukça kolay uygulama fırsatı bulan Pinochet 17 yıl görev yapmıştır. Oldukça uzun süre görev yapan Pinochet dönemini ekonomi politikaları ağırlıklı olmak kaydıyla yakından inceleyeceğiz.

sili-de-1973-darbesi-pinochet

Darbe olur olmaz pinochet ilk sosyalistleri içeri aldırmıştır. İlk 3 yıl içinde 150 bin civarı insanın hapishaneye girdiğini muhtelif kaynaklardan teyit edebilirsiniz.

17 yıllık iktidarında 2.300 kişi ise bilfiil kimliğini taşıdıkları devlet tarafından öldürülmüş ve aynı süreçte 1.000’in üzerinde insan kaybolmuştur. (Gaip)

Chicago Boys

Pinochet ekonomi politikası için ne hikmetse darbenin planlayıcısı olan ABD’den Şilili bir grup monetarist iktisatçı getirmiştir ki buradaki en önemli karar verici Milton Friedman, bu Chicago Boys un başındaki kişidir. Bunlar şok doktrinini resmi olarak savunan illet varlıklardır. Ancak Pinochet çok fazla ekonomiye hakim olmamasından mı, yoksa bu sürecin kendisine katkı sağlamasından mı bilinmez Chicago Boys’a hiç müdahale etmemiştir.

chicago-boys
Resimde ortada Milton Friedman ve sağda Pinochet

Chicago Boys ya da parasalcılık nedir derseniz arz yönlü olan (arz talebi yaratır) maliye politikalarını yok sayan, maliye politikasının ekonomi yönetiminde kesinlikle olmaması gerektiğini ve devletin minimum müdahalesini savunan, şayet illa bir müdahale olacaksa yalnızca para politikası ile yani para miktarını/faizini arttırıp azaltarak yapılması gerektiğini savunan düşüncedir.

Klasik veya neo klasik iktisadi düşünceye sahip kişiler Pinochet’in Şili’sini monetarizm mucizesi(miracle) olarak değerlendirirler.

Peki gerçekten öyle mi derseniz bence pek doğru değil. Pinochet döneminin kendi içinde ve sonra bıraktığı mirasta işsizlik, büyüme ve borç ile enflasyon verilerinin daha kötü olduğunu ya da pek de bir şey fark etmediğini görüyoruz .

Chicago Boys Şili’de Ne Yaptı?

Friedman önderliğindeki ekonomistler liberalleşme politikaları altında tüm kamu mülkiyetindeki işletmeleri özelleştirdiler. Yine tarım toprakları belirli sermaye gruplarının avantajına olacak şekilde dağıtıldı.Bu süreçte 212 kamu işletmesi ile 66 kamu bankası özelleşti.

Bu süreçte satılmayan yani kamuda kalan tek varlık bakır madenleridir.

Asgari ücret yasaklandı ve sendikaların iş verenlerle pazarlık hakkı kaldırıldı.yine işçilerin kamudan emekli olmasının önüne geçildi ve özel emeklilik sigortaları yaygınlaştırıldı.(emperyalizmin damarlara işlemesi dediğimiz şey tam olarak bu)

Son olarak günümüzde de sıklıkla gördüğümüz deeregülasyon politikaları altında bütün devlet kurumları hem sektörün içinden hem de sektörün denetiminden kovuldu.

Şili Mucizesinin Sona Ermesi ve Friedman’ın Kovulması

Yaklaşık 9 yıl bu politikalar devam etti. Ancak her liberal ekonomik politika izleyen politikacının gördüğü üzere ilk başlarda oldukça hızlı büyüme ve gelir sağlayan proje çatırdamaya başladı ve nihayet 83 yılında ülke %20 oranında küçüldü.Yani parasalcıların projesi çöktü.

Şunu da belirtelim. Liberal ekonomiler ülkemizde olduğu gibi dünyanın her yerinde başlangıç aşamasında başarılı olur. Bunun sebebi Amerikan emperyalizmi tarafından liberalizme teşvik edilen ülkelerin,bu tercihleri nedeniyle fon yağmuruna tutulmasıdır. Tüm kamu mallarını satan ve ucuza fon bulan liberal hükümetler bu sayede ülkeyi borca batırıp varlıksız bırakarak bir çok proje gerçekleştirir ki bu projeler genelde inşaat kanalı ile yapılır. İnşaat J.M. Keynes’in de değiği üzere harcama çarpanı en yüksek olan harcama tipidir. Yani ülkedeki tüketim eğilimi en yüksek olan vasıfsız işçi grubuna gelir sağlarsınız ki bu kişiler elindeki para ile tasarruf etmeyip harcayarak ülke büyümesini şişirirler.

Bu süreçte kamu bankaları defter değerinin yani koyulan sermayenin yaklaşık %40 daha altına satıldı . Bankaların satıldığı kişiler ise yerli feodal ağalar diyebileceğimiz kapitalizmin olmazsa olmazı mahallenin iki zenginidir. Javier Vial ve Manuel Cruzat’tır.

liberalizm

Şimdi şok doktrininin ne işe yaradığını anladınız mı? Bir halkın bu olanları sindirmesi için ihtiyacı olan şey bir kriz, doğal afet ya da şoktur.

Şili’de Bir Kriz Sonrası Rutini: Yağma

Her kaynak yetersizliği çeken ülkenin yaptığı üzere önce bu sermayedar grubu bankaların sahiplerine, ABD’li finans kuruluşları fon akıttı, sonra bu fonları bu bankacılar sistemi oturmuş şekilde aldıkları kamu bankaları vasıtasıyla önce kendi işletmelerine (kamunun batan geminin malları diyerek sattığı diğer işletmeleri) sonra da diğerlerine dağıttılar. Ancak süreçte yaşanan ilk bozulma devamında bir kriz getirdi.

Pinochet M.Friedman dan aldığı piyasaya karışma, görünmez el kafasıyla bu kişilere ve olaylara hiç ses etmedi. Belki de kendi de bu kişileri kullandı.Bilemem ama karşılıksız bir ilişkileri olduğunu düşünmek bence çok saflık olurdu.

sili-mucizesinin-sona-ermesi

1982’de sistem ilk kez sekteye uğradı ve çöktü. Halk sokaklara döküldü ve friedman ve ekibi ardına bakmadan ülkeden tüydü.

Halkın tepkilerini dindirmek isteyen Pinochet korkuyla önce kamuya büyük bir memur alım programı yaptı, asgari ücreti koydu.daha sonra sendikal hakları getirdi.

Büyümenin görünmez el ile değil kamu müdahalesiyle geldiğini gören Pinochet devirdiği Allendenin politikalarını uygulamaya koyuldu.(Oysa herkes öldürür sevdiğini…)Önce bankaları kontrol altına alan pinochet daha sonra bazı endüstrileri tamamen ele geçirdi.

Şili 1973 Darbesi İle Başlayan Hikayenin Sonu

Pinochet’in uzun vadeli başkanlığının sonun başlangıcı ise 1982 yılında yaşanan ekonomik küçülmedir. Her dikta rejiminde olduğu üzere çözülme yine halk kanadından ve şaşmaz şekilde ekonomik rahatsızlıktan meydana gelmiştir.Bu tarihle başlayan muhalefet ekonomik sorunlara bir türlü çözüm bulamayan Pinochet’in başına bela olmuş ve gün geçtikçe artmıştır.

Friedmanları da ülkeden kovup ABD desteğini iyice kaybeden pinochet tükürdüğünü yalamayıp ikinci bir şok doktrini de uygulama fırsatı bulamayınca halkın hafızasını bir türlü silememiştir.

1984’te Şili’de gerilla sokaklara inmiş ve zulme başlamış, 1986 da ise Pinochet suikasttan kurtulmuştur. Pinochet 1990 da seçimi kaybedince iktidarı sivillere devretti ama 1999 yılının başına kadar da genel kurmay başkanı olarak görevine devam etmiştir.

Daha sonraki süreçte yargılanmış, kendisine başta sebep olduğu faili meçhul cinayetler nedeniyle ceza verilmiş, yaşı itibariyle bu ceza ev hapsine çevrilmiş ve 2006’da vefat etmiştir.

Halk tarafından tepki çekmemesi amacıyla cenazesi devlet töreni ile değil yalnızca askerlerin katıldığı bir törenle defnedilmiştir.

yatirimkurusu

7 yıldır finans sektöründe denetçi, İngilizce biliyor, bir kızı var.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu