Finansal Skandallar

Polly Peck Olayı

Efenim cümleten selamlar. Şimdi bu polly peck olayı esasen pek nitelikli bir hadise değil. Ancak bu firmanın sahibi olan ve bu hadise yüzünden ceza yemiş olan Asil Nadir’in adını impex bank hadisesinde değerlendirdim. Onu araştırırken bu hadiseye zıpladım. Bu günkü konumuz polly peck olayı.

Asil Nadir’i Tanıyalım

Asil Nadir KKTC’nin Lefke kasabası doğumludur. Bu gün bildiğimiz Vestel’i1984 senesinde kurup 942 yılında mevcut sahipleri olan Zorlu grubuna satmıştır. Zorlu grubuna kadar geçen dönemde de Polly Peck firması ile taze meyve sebze ihracatı yapmıştır. O dönemde Günaydın, Güneş, Tan ve Nokta adlı yayın organlarını da işletmiştir. Turgut Özal tarafından pek sevilmiştir. Hatta asil nadir Turgut Özal’ın isteği ile Türkiye’ye gelmiş, gazetelerde boy boy fotoğrafları basılmış, medya sektörü için 250 mio pound (ulan senin ne dediğini kulağın duyuyor mu ? ) ayırdığı filan söylenmiştir.

Polly Peck

Polly peck firması 1940’lı yıllarda kurulmuştur. Esasen küçük bir tekstil şirketi olan polly peck 80’li yıllarda yaptığı atılım ile dev bir firma haline gelmiştir. Literatürde bu kadar sıklıkla adının geçmesinin nedeni batışı ile İngiliz hukukunda muhtelif değişikliklere sebep olmasıdır.

1980’li yıllarda Asil nadir’in sahibi olduğu Restro İnvestments şirketi, polly peck in %58 hissesini 270.000 pounda satın almıştır.

1982 senesinde KKTC’de kurulu olan uni pac, voyager Kıbrıs ve sunzest trading firmalarını alarak şu sıralar melek yatırımcılık denen hadiseye o dönem girişmiştir. İrili ufaklı bir çok şirkete hissedar olan polly peck adını o dönem popüler olan Sansui firmasının %51 çoğunluk hissesini alarak daha da duyurmuştur. Bu şirket aynı zamanda Japon borsasında da işlem görmektedir .

Şirket 200 kadar iştiraki ile dünya çapında bir firma haline gelmiştir bu satın alma ve birleşmelerle. Zaten bu çabaların nihayetinde şirket 1989 senesinde FTSE 100 endeksine girmeyi başarmıştır. Bu süreçte polly peck 300 bin poundluk aktif büyüklüğünden 1,7 milyar aktif büyüklüğüne ulaşmıştır.

Tetikleyici

Joint Disciplinary Tribunal adlı bağımsız denetim şirketi 88’ senesinde polly peck’in KKTC ve Türkiye’de bulunan iştiraklerine 58 milyon pound  para transferini dikkat çekici bulunmuştur. 89’senesinde ise bu rakamın 141 milyon pounda çıktığı görülmüştür. Dikkatler daha da cezbedilmiştir. Burada dikkat çeken mesele Türkiye’deki iştiraklere herhangi bir sermaye arttırımı yapılmamasına rağmen neden bu kadar çok para akıtıldığıdır.

Bu nakit çıkışı firmanın yönetim kurulunun dikkatini çekmiş ve Asil Nadir’den Türkiye’deki iştiraklere gönderilen paraların iadesini istemiştir. Ancak asil nadir bunu reddetmiştir.

Yine bu bağımsız denetim firması yaptığı araştırmalarda İngiltere’nin o dönem vergi incelemesi kurumu olan Inland Revenue’nin, Asil Nadir ve onun oğlu Birol Nadir’in sahip olduğu şirketlerin İsviçre’de mukim Fax İnvestments firmasına yaptığı transferleri incelendiğini öğrenmişlerdir. Bu inceleme kapsamında Polly Peck’in iştiraklerinin parası önce İsviçre’de yer alan Fax firmasına geliyor. Sonra KKTC’deki kendi bankasına gidiyor.

Sıvamalar

Şirketin kendi iç denetçileri bu durumu şüpheli bulup asil nadire soruyor. Asil Nadir’de bu soruyu, KKTC’den gelen paranın geldiği “kendi iştirakimize yolluyoruz babacım, bu paradan polly peck iyi faiz geliri elde ediyor” deyip savuruyor denetçileri. Denetçiler buna inanmayınca süreci daha da derinleştiriyorlar. Şirket varlıklarına ilişkin yapılan incelemelerde bilançoda şirkette görülen bazı varlıkların Asil Nadir’in kendi adına kaydedildiği anlaşılıyor. Bu durum asil nadire sorulunca o da “ben bu malları şirketin teminatı olarak tutuyorum kardeşim” gibi berbat bir gerekçe buluyor. Cümleyi anlamadıysanız kafanızı yormayın. Asil Nadir’in ne dediğini kimse anlamıyor aslında. Kredilere mi teminat verdi bu şahsındaki varlıkları ne yaptı, niye kendi üstüne geçirdi kimse idrak edemiyor. Aslında bu yazıda konumuz biraz da şirket içi nasıl boşaltılır meselesine uzanıyor.

1990’da yine İngiliz observer gazetesi ile Sunday Times sırayla “PPI hisse oyunları” ve “ppı hisselerinde İsviçre ilişkisi” başlıklı iki haber salar piyasaya.

Hatta buna kızan asil nadir “başlarım len borsasına, çekiyorum şirketi borsadan,” der. Asil Nadir’in planı Polly Peck firmasının halka arz olunmuş bütün hisselerini satın almak ve Yönetim Kurulunda çoğunluğu ele geçirdikten sonra hisseleri geri satın alıp şirketi borsadan çekmektir. Asil Nadir bunun için bir değerleme raporu hazırlatır ancak rapora göre şirketin kalan hisselerini geri çağırabilmek için 12 milyar pound gerekmektedir. Ancak Asil Nadir 17 ağustos 1990’da bu planın olmayacağını söyleyince şirketin borsa değeri yerle bir olur.

Hatta bu konuda polly peck’in hisse fiyatını dedikodu yaparak yükseltmek ve piyasa manipülasyonu yapmakla suçlansa da bu konuda kendisinin ya da eş dost akrabasının bir hisse alımı olmaması, yani kazanç kanıtlanamaması nedeniyle bu konudaki suçlama sübuta ermemiştir.

Çöken Bir Finansman Stratejisi

Tabi bir de buradan edineceğimiz derslerden birisi tüm işleri kısa vadeli kredilerle finanse etmenin dünyanın en kötü finans stratejisi olmasıdır. Yamulmuyorsam Parmalat hadisesinde de böyleydi. Hikaye hızla büyüme, büyümenin kısa vadeli finansmanla gerçekleştirilmesi, biriken yüksek faiz (faiz riski) ve batış. Kim bilir belki bankalar asil nadiri buna zorladı. Sonuçta kısa vadeli kredi bankacı için iyidir.

Asil Nadir’in bir hatası da bu kadar dev bir şirketi birkaç butik banka ile yönetmeye çalışmasıdır. Unutmayın çalıştığınız sermayesi küçük/butik bankalar ilk zorlukta ya teminat ister ya da krediyi kapatmanızı. Yani too big to fail hikayesini bu elemanlara yediremezsiniz. Örneğin aktif büyüklüğü 100 mio TL olan bir bankada 10 mio TL krediniz olması ile aktif büyüklüğü 1 milyar TL olan bir bankada 10 mio TL kredininz olması durumu farklıdır.

Baskınlar

1990 senesinde Serious Fraud Office adlı İngiliz kamu kurumu, Nadir ailesinin sahibi olduğu South Audley Management firmasına baskın yapıyor. Bu yüzden polly peck firmasının hisseleri borsada ciddi satış yiyor. Bir süre sonra şirket hisselerinin borsada işlem görmesi yasaklanıyor. Yani tahta kapanıyor.

Tabi biliyorsunuz borsada yakın izleme pazarında olsa dahi şirket hisseleri işlem görmektedir. Yani adamın mali olarak durumu kötü de olsa şirket borsada işlem görür. Ancak bu tahtası kapandıktan sonra olsa gerek herkes dönüp şirketin bilançosunu inceliyor. O dönemde şirketin kısa vadeli yabancı kaynaklarında 100 milyon pound borcu olduğu, uzun vadeli olarak ise bunun yaklaşık 6-7 kat daha borcu olduğu görülüyor. Asil Nadir’in ise bu kredilerin teminatı olarak şirketin hisselerini teminata verdiği anlaşılıyor. Bu haber de piyasaya çıkınca tahtası kapanan şirket borsada bir daha görülmüyor.

Tüm yapılan incelemeler neticesinde Asil Nadir polly peck firmasının varlıklarını zimmetine geçirmek, bu süreçte bunu yapmak için muhasebe hileleri kullanmak ( muhasebe defterlerine varlık çıkışlarını yapmamak) ile suçlanıyor.

Yapılan baskında normalde şirket bilançosunda kayıtlı olan ancak Asil Nadir zilyetliğinde olduğu tespit edilen yaklaşık 3-5 mio Poundluk antika esere de rastlanıyor.

İnceleme detaylandırıldığında Asil Nadir’in şirket yönetim kurulu başkanı ve aynı zamanda CEO’su olarak eski eşine bir mercedes aldığı, eşine ve çocuklarına şirketten para aktardığı, kendi hesaplarına yine şirketten ciddi tutarlarda para aktardığı, kendisine bağlı bir çok firmaya şirket kaynaklarıyla gayrimenkul aldığı filan tespit ediliyor.

Mal Kaçırırken Yakalanmak

Meşhur Vestel’in o dönem sahibi olan asil nadir hisseleri kaçırmak için polly peckin iştiraki olan Vestel hisselerini Hollanda merkezli yine kendisine ait olan collar holding’e satıyor. Ancak bu durumu fark eden denetçiler durumun önüne geçip mal kaçırmayı engelliyor.

İflas Zamanı

1989 senesinde 1,6 milyar pound değerle ilk 100 de yer alan şirket Şirket 1991 senesinde yaklaşık 1,4 milyar pound borçla iflasını açıklamıştır. Şirket CEO’su asil nadir de 93’senesinde KKTC’ye kaçmıştır. Hatta kaçarken önce küçük dikkat çekmeyen bir uçakla Fransa’ya geçmiş, Fransa’dan da KKTC’ye geçerken daha büyük bir jet kullanmıştır.

Bu süreçte asil nadir mal varlığının büyük bir kısmını kaybetmiş, sahip olduğu endüstri bankasına KKTC merkez bankası tarafından el konulmuştur. Asil Nadir her ne kadar İngiltere’ye geri dönüp SFO’nun (soruşturmayı yapan kamu kurumu) haksız bir şekilde kendini suçladığını belirtmişse de şirket bağımsız denetimlerini yapan İngiltere’de Stoy Howard’ ve Erdal & Co firmalarına ciddi cezalar kesmiştir.

Ağustos 2010’da Asil Nadir İngiltere’ye geri dönmüş, bu süreçte savcılar kendisini 150 milyon pound civarı parayı polly peck firmasından zimmetine geçirmekle suçlamıştır. Görülen davalar nihayetinde asil nadir’e10 yıl hapis cezası ve 29 milyon pound zimmetten ceza verilmiştir.

2016 yılında İngiltere adaletine bir miktar da yasal kefaret ücretini de vermek suretiyle Türkiye’ye iadesi gerçekleşmiş, kendisi 1 gün hapis yatmasının ardından salıverilmiştir.

Asil nadir halihazırda KKTC’de medya sektöründe faaliyetlerine devam etmektedir.

Efenim polly peck olayı yazımısın sonuna geldik. Esen kalın.

yatirimkurusu

10 yıldır finans sektöründe denetçi, İngilizce biliyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu