Ekonomi

Enflasyon Nedir ?

Bu yazımızda ülkemizin de başının daimi belası olan enflasyon nedir meselesini inceleyeceğiz. Yazıda yer yer teorik açıklamalara yer verilecek olsa da elimden geldiğince sadeleştirmeye çalışacağım.

Google üzerinden arayarak enflasyon oranının kaç olduğunu merak edip gelen arkadaşlarımı direk Ekonomik Göstergeler sayfama yönlendireyim. Boşu boşuna aranıp durmayın. Burada ÜFE ve TÜFE’yi de güncel olarak takip edebileceksiniz. Biz enflasyon nedir meselesine geri dönelim.

enflasyon-nedir

Enflasyon Nedir?

Efenim iktisat kitapları enflasyonun teorik tanımlamasını “fiyatlar genel düzeyinin sürekli artışı” olarak tanımlamaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken kavram fiyatlar genel düzeyi ifadesidir. Yani üç beş malda fiyat artışı enflasyon olarak kabul edilmez. Bunun sebebi arzın talebe geç yetişmesi ya da geçici arz şokları nedeniyle yaşanan fiyat artışlarının politikayı etkilememesi içindir. Yani enflasyon nedir ? Piyasada genel olarak tüm mallarda yaşanan bir fiyat artışıdır ve ekonomik bir sorundur.

Tanımda dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise sürekli artıştır. Bunun içinde TÜİK istatistik açıklamalarını iki tip yapar. Biri geçen yıl aynı aya göre enflasyon biri de geçen aya göre enflasyon şeklinde. Geçen yıl aynı aya göre açıklanan veriye yıllık enflasyon denir. İstatistikleri okurken bunlara dikkat ediniz. Bizi daha çok ilgilendiren kısım geçen yıl aynı aya göre yaşanan yani yıllık olan enflasyondur.

Enflasyon nedir sorusunun bir diğer ve en acı cevabı ise alım gücünüzün ne kadar düştüğünün ve yerli para birimi ile tutuyorsanız servetinizin ne kadar eridiğinin hesabıdır. Enflasyonun önemli olmasının nedenlerinden birisi budur. Enflasyon benim kendi tanımlamama göre gelir törpüsüdür.

Enflasyon Türleri Nelerdir ?

Ekonomi literatürü enflasyonu oranlarına göre ayırmıştır.

Sürünen Enflasyon olarak bilinen ve ekonomik olarak ciddi bir problem olduğu düşünülen enflasyon, %0 ile %1 arasındaki enflasyondur.

Bunun dışında %1’den %7,5’e kadar yaşanan enflasyon normal ya da ülkesine göre Kabul Edilebilir Enflasyon cinsidir.

%7,5-%15 arasında olan enflasyona Yüksek Enflasyon denilmektedir.

%15-%50 arası enflasyon Çok Yüksek Enflasyon olarak kabul edilir.

Bazı kaynaklarda %15 üzeri tüm enflasyon oranları hiper enflasyon olarak kabul edilmektedir. Ancak ekonomi literatüründe özellikle yüksek ve hiper enflasyon türleri için belirli net bir tanımlama olmadığını söyleyelim.

Bunun sebebi de özellikle enflasyonun büyüme oranı ile karşılaştırılması gereken bir unsur olmasıdır. Yüksek büyüme dönemlerinde enflasyonun yükselmesi normal olarak kabul edilmektedir. Ya da oransal olarak karşılaştırma yapılarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

ÜFE ve TÜFE Farkı

Ülkemizde ve dünya genelinde devlet istatistik kurumları hem üretici enflasyonunu hem de tüketici enflasyonunu açıklar. Üreticilerin enflasyonuna ÜFE denirken tüketicinin enflasyonuna TÜFE denmektedir. Basının yayınladığı enflasyon oranları manşet enflasyon olarak da nitelendirdiğimiz TÜFE’dir. Çünkü halk kitlelerini TÜFE daha çok ilgilendirir. Daha çok tık alır vs.

ÜFE ve TÜFE arasında zaman zaman bir fark olduğunu görürsünüz. Bu makas bir sonraki başlıkta açıklayacağımız enflasyonun kaynağını tespit manasında önemlidir. Eğer ÜFE’de bir artış görüyorsanız bu maliyet enflasyonu olabildiğinin TÜFE’de bir artış görmekte iseniz de bu talep enflasyonu olabildiğinin bir göstergesi niteliğindedir.

ufe-tufe-farki

Yine ÜFE eğer TÜFE’den yüksek ise muhtemelen TÜFE bu doğrultuda artacaktır. Yani ÜFE TÜFE’yi arkasından sürükler. Tam tersi bir durumda eğer ÜFE TÜFE’den daha az ise TÜFE yine ÜFE’nin yolundan giderek daha da düşecektir. Bu kritik bir bilgidir. Bir kenara yazın ve ekonomik göstergeleri yorumlarken kullanın.

Neden Enflasyon Oluyor ?

Bu yazıyı gereksiz uzattığı ve okunmadığı için neden enflasyon oluyor meselesini ayrı bir yazıda açıkladım. Özellikle talep yönlü enflasyon ve maliyet yönlü enflasyonun ne olduğunu merak edenler oraya uğrasın.

Enflasyon Nasıl Hesaplanır?

Yine Enflasyon Nedir yazısını gereksiz uzatmamak adına Enflasyon Nasıl Hesaplanır yazısını da ayır bir başlık altında kaleme aldım. Keyifli okumalar.

Enflasyon Ne Zaman Açıklanır?

Enflasyon her ayın ilk haftası bir önceki ay için TÜİK tarafından açıklanır. Üfe ve Tüfe birlikte açıklanır. Veri yayınlanması bir önceki yılın aynı ayına göre artış olarak ve bir önceki aya göre açıklanır. Veri 12 ile çarpılarak yıllık enflasyon beklentisine ulaşılır.

Benim için esas olan yıllık enflasyondur. Tüketim alışkanlıkları dönem içinde değiştiğinden ve bir çok üründe mevsimsellik olduğundan (örneğin sebze fiyatları kışın artarken yazın düşmekte, otel masrafları tam tersine kışın azalırken yazın artmaktadır.) çoğu zaman aylık enflasyon işime yaramıyor.

TÜİK Enflasyonu Doğru Mu?

Son dönemde en çok tartışılan mevzu bu. Tüik enflasyonu doğru mu açıklıyor? Fiyat toplanmadan önce ilgili yere haber verilip ucuzluğa denk getiriliyor, sürekli BİM ve A101’den toplanıyor, gibi dedikodular alıp başını gidiyor.

tuik-enflasyonu

Ancak enflasyon hesaplaması yapılırken toplamda 555 bin fiyat toplanmakta ve ortalaması alınmaktadır. Hatta bu bilgiye ek olarak şunu da söyleyelim. Bu fiyatların değişken olduğu ürünlerde ki özellikle mazot, doğalgaz, ve temel gıda maddelerinde fiyatlar 2 ile 4 kez aralığında güncellenir. Daha doğrusu yenilenir ve ortalaması girilir.

Yürütme organının istediği enflasyonu açıklatma imkanı var mıdır? Enflasyon oranını açıklayan kurumun başkanının atamasını bizzat kendisi yaptığı için vardır. Ancak yukarıda bahsedildiği gibi gidip ucuzluk olan yerlerden fiyat toplandığı vs. çok komik kaçıyor bence. Bu sadece basının abartı şişirmesinden ibaret. Adam zaten kafayı çizip böyle bir şey yapacak olsa niye basının öğreneceği şekilde açıktan bu işi yapsın ki, sözlü emirleri ile yapar. Niye uğraşsın ki bu tırıvırı yöntemlerle. Bu iddialar bana baya komik geliyor açıkçası.

Şimdi bundan sonra muhtemelen aklınızdan şunlar geçiyor: Ulan sen öyle diyon da geçen sene bana yeten maaşım şimdi niye yetmiyor, sokağın enflasyonu başka,siz halktan kopuk camlı bölmelerde yaşayan viskisini yudumlayıp purosundan çeken jakoben hıyarlarsınız. Gariban halkın halinden ne anlarsınız. Yetmiyor kardeşim maaş,benim yaşadığım enflasyon %50, sen ne konuşuyon, hadi bunu açıkla…

Kısmen haklı olabilirsiniz. Ya kardeşim sen de iyice zıvanadan çıktın. Hem enflasyon doğru hesaplanıyor hem de senin enflasyonun farklı olabilir diyorsun, ne ayaksın kardeşim sen diyorsanız bir aşağıdaki başlığa alayım sizi.

gıda-enflasyonu

Kim Azaltacak Bu Enflasyonu?

Her ülkede enflasyonu kontrol etmesi gereken kurum Merkez Bankalarıdır. Her ne kadar liberal ekonomi literatüründe merkez bankasının bağımsızlığı vs. Gibi zırvalardan bahsedilse de emin olun hiç bir yürütme organı kendi geleceğini bu kadar çok etkileyen bir şeyi şansa bırakmak istemez. Zaten ülkelerin genel vaziyetine bakarsanız Merkez Bankası başkanları genelde yürütme organı tarafından atanmak suretiyle göreve gelir.

Şimdi bana kimse atanmışların bağımsızlığından filan bahsetmesin bak çok pis makaraya sararım sizi. Bu dünyanın her yerinde böyledir. Atanmış kişinin bağımsızlığı hep sorgulanır. Bana da çok goy goy gelen bir hikayedir bu. Atanmışların kendisini atamış olan seçilmişlere karşı bağımsız olacağını düşünmek en iyi olasılık ile saflıktır. Ama gene de siz bilirsiniz.

tcmb

Enflasyona karşı uygulanabilecek politikalar işine girmiyorum bu yazıda. Çok uzatacak yazıyı. Başka bir yazıda ele alırım o meseleyi.

Türkiye’de Enflasyon Neden Çok Önemli Bir Gösterge

Türkiye’de enflasyonun önemli bir gösterge olmasının nedeni memur maaş zammı, işçi maaş zammı, kira artış oranları ve emekli maaş zammında tamamen TÜFE’nin kullanılmasından kaynaklanır.

Yine Türk Lirası tarihsel olarak sürekli enflasyon canavarı ile dövüştüğünden ve yıllar itibariyle güven kaybı yaşamış ve sürekli değer kaybeden bir para birimi haline geldiğinden insanlar yatırım yaparken, ki özellikle faiz yatırımı yaparken , enflasyonu göz önüne almaya başlamıştır.

Öte yandan dolar yatırımı başlığında da anlattığım üzere dövizin futures ya da forward işlemlerde ileri tarihli fiyatlaması yapılırken, yani bankalar ya da döviz büroları size ileri tarihli bir kur verirken enflasyondan ya da enflasyondan etkilenmekte olan MB faizinden etkilenir.

Tüm bu anlattıklarımızı bir arada değerlendirdiğimizde aslında enflasyon hayatımızın her alanına temas eden bir konu. Bu yüzden çok önemlidir. Doğrudan cebimizi değiştirir.

Enflasyon ve Faiz İlişkisi

Gelelim ülkemizde de dönem dönem çok fazla tartışılan bu ikiliye. Çok fazla teknik detaya girip kafa açmayacağım . Ancak ben her daim enflasyonun faize sebep olduğu kanaatindeyim.

Enflasyon daha kapsayıcı ve geniş bir tanım ve ekonomideki tüketime konu neredeyse tüm malları kapsamaktadır. Dolayısıyla ülkeler ve tabii ki ülkemiz bu enflasyonu sınırlandırmak için MB’na enflasyonu sınırlandırma görevi veriyor.

MB’nın bu aşamada yapabileceği bir kaç şey var. Ancak politikalar hep aynı yere gider. Ekonomiyi soğutmak yani insanları tüketimden uzaklaştırmak. Faizde bu politika araçlarından birisidir. MB faiz oranlarını belirleyerek bankalara piyasadaki faiz için yol gösterir. Daha doğrusu bankalar bu faize gelir, gelmek zorundadır çünkü onların karı onu gerektirir. Tüketiciler de faiz oranına göre kredi çekip tüketim yapar ya da yapmaz. Faiz de bundan ibarettir.

enflasyon-faiz-iliskisi

Yani şahsi görüşüm her daim enflasyonun ilk tetikleyici olduğu yönündedir. Faiz oranının artmasının firmaların kredi maliyetini arttırdığı hususu doğrudur. Kısa vade enflasyonist baskı da oluşturacaktır. Ancak uzun vade de merkez bankası faiz artışı enflasyonu hunharca etkilemeyecektir.

İşin hiç konuşulmayan ve diğer tarafından bakılması gereken kısmı ise şudur: piyasa da faizin düşürülmesi ne kadarlık bir enflasyona neden oluyor? Yani faiz enflasyona neden oluyor diyorsak bu veriyi de ortaya koymalıyız bence.

Baz Etkisi

Baz etkisini direk bir örnek olarak vereyim size daha iyi oturur kafanızda.

Misal 2018 yılına %100 enflasyon yaşandı diyelim. 2019 yılına geçtiğimizde mevcut enflasyon verileri bir önceki yıla göre hesaplandığından ve 2018 yılında çılgınca bir enflasyon olduğundan baz etkisi nedeniyle bu sene daha düşük bir enflasyon yaşanacaktır.

Baz etkisi de bundan ibarettir. Özetle önceki sene enflasyonun çok yüksek olduğu aylara nazaran bir sonraki sene aynı ay daha düşük bir enflasyon görülürken, önceki sene enflasyonun çok düşük olduğu aylarda eğer şartlar normalleşmeye başlamış ise bir sonraki sene aynı ay daha yüksek enflasyon oranları ile karşılaşırsınız.

Baz etkisini göz önüne almadan ekonomik yorum yapmak ise hem yatırımcı hem de vatandaş olarak sizleri yanıltabilir. Dolayısıyla bu konuya mutlaka dikkat edilmelidir.

Enflasyon Vergisi Nedir ?

Normalde vatandaşlarımız gelirleri üzerinden vergi verirler. Dolayısıyla vergi oranları bir ülkede vatandaşların gelirleri üzerinde doğrudan etkilidir. Devlet eğer iç yani yerli para biriminden olan borçlarını para basarak ödemeye karar verirse bu halde enflasyon artacaktır. Bu durumda oluşan koşullarda ise kişiler tıpkı vergi veriyor gibi gelirlerinden kayba uğrarlar. Yani devletin kendi borçlarını ödemek adına bastığı para ciddi miktarda enflasyona uğrar ve bu doğrudan sizin geliriniz düşürür.

enflasyon-vergisi

Burada yazılanlar (utanarak yazıyorum çünkü gerçekten böyle düşünen insanlar var) neden para basarak borçlarımızın kapatılmadığını açıklar. Google’da bu soruyu aratıp sıralamasını yükseltmeyin. Vallahi utanıyorum.

Çok Yüksek Enflasyon Olursa Ne Olur?

Dolarizasyon. Yani ülkedeki tüm insanlar gelirlerini kazanır kazanmaz paralarını dolara çevirmesi. Böyle bir durumda ülkedeki tüm alışverişler dolar üzerinden ya da devlet yasaklarsa dolara endeksli yerli para birimi fiyatı üzerinden yapılır. Aslında bir cevap daha çıkıyor buradan. Enflasyon nedir : dolarizasyonu hortlatan bir ekonomik göstergedir.

Tamam olsun diyor olabilirsiniz. Ne güzel dünyaya entegre oluruz filan diyorsanız olmaz. Çünkü eğer dolarizasyon olursa ülke yönetimi para politikası aracını kaybeder. Bir nevi ekonomi yönetimini ABD yönetimine teslim etmiş olur. Bu ise her ülkenin kendine özgü koşulları olduğundan politika uyumsuzluğuna uzun vadede sürekli kriz yaşayacağınıza delalettir.

Mesela diyelim ki paramızı dolara endeksledik ya da ülkede tam dolarizasyon gerçekleşti. Türk Lirası ortadan kalktı dedik. Bu koşullar altında ABD’de kriz çıktığını ve ABD’nin sürekli hunharca para bastığını düşünün. Piyasanın rezerv paraya doygunluğa ulaşmasının akabinde dolar değer kaybetmeye başlayacaktır. Doların değer kaybetmesi ise sizin işinize gelmez çünkü alım gücünüz düşer, refahınız azalır.

dolarizasyon

Ya da örneğin ülkenizde durgunluk var diyelim. Genişleyici para politikası uygulayacaksınız. Ancak uygulayamıyorsunuz çünkü dolar kullanıyorsunuz ve ABD’de o dönem daraltıcı politikalar uyguluyor, çünkü ABD ekonominin haddinden fazla büyüdüğünü düşünüyor. Siz tamam ulan genişlemeci maliye politikası uygular hallederim ben diyorsunuz ancak bu sefer politikalar birbiriyle çatışıyor ve daha da kötüye gidiyorsunuz. Bunun en güzel örneği şimdiki Avrupa Birliğidir.

Özetle 1567 sayılı Türk Parasını Korunması Kanunu boşuna değil. Adam olun. Ayrıca paranın üstüne yazı yazmayı bırakın artık. Bu kanuna göre suç işliyorsunuz.

Bu Yazıdan Nasıl Bir Sonuç Çıkarmalıyım?

Enflasyon nedir efenim: bir ekonominin sağlığı için olmazsa olmazdır. Ne çok düşük olmalı ne de çok yüksek olmalıdır. Çünkü büyüme yaşandıkça enflasyon yaşanır. Bir ülkede hiç enflasyon yaşanmaması ya da bu oranların düşük enflasyon olarak nitelendirdiğimiz 0 ile 1 arasında olması ülke büyümesine ilişkin sorunlar olduğunun bir göstergesidir.

Hayatımızı doğrudan etkileyen enflasyon aslında sizin yatırımlarınıza yön veren bir unsurdur. Çünkü merkez bankaları açıklanan enflasyon verilerine göre faiz uygular. Siz bir çok ter döküp halen enflasyonun altında gelir elde ediyorsanız bu negatif reel getiri elde ettiğiniz anlamına gelmektedir. Bu ise çabalarınızın nafile olduğunu ve yatırım politika ve stratejilerinizi değiştirmeniz gerektiğini gösterir.

Bunun dışında enflasyonu (ya da enflasyon beklentilerinizi) yatırım aracı bazında da kullanabilirsiniz. Örneğin siz yerli para birimini faize yatırıyorsanız, ya da elinizde bir tahvil var ise bu oranları yakından takip etmeniz gerekir.

sonuc

Tahvil yatırımı yazımda eğer elinizdeki tahviller piyasa faizinden (2 yıllık gösterge tahvil faizi) yüksek ise, elinizdeki tahvile talep artacak ve tahvilin fiyatı zıplayacaktır. Bunu biliyoruz. Şimdi bunun olması için piyasa faizinin düşmesi gerekir. Yani Merkez Bankası bir piyasa faizi açıklayacak, bu faiz piyasada tutunduğunda ve hazine ihaleye çıkıp yeni düşük faizden tahvil ihraç ettiğinde (emin olun çok kısa sürede gerçekleşir bu hadise) sizin tahvilinizin değeri artar. Eğer önümüzdeki dönemde düşük enflasyon, düşük büyüme v.b. gibi bir durum bekliyorsanız şu an faiz getirisinin iyi olduğunu düşündüğünüz tahvillerden satın alabilirsiniz. Bu size kar ettirecektir.

yatirimkurusu

7 yıldır finans sektöründe denetçi, İngilizce biliyor, bir kızı var.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu