Finansal Skandallar

Olympus Skandalı Nedir ?

Efenim bu gün yazımızın konusu olympus skandalı ve olympus skandalı nedir meselesi. Konuyu çok uzatmadan dalalım hemen.

Olympus Skandalı Nedir ?

Şirketin batışı Wall Street tarafından Japon şirket tarihinin en uzun süren ve en büyük zarar gizleme operasyonu olarak adlandırılmıştır. Şirketin batışı tipik bir zombi şirket gizleme operasyonu olan ve platformumuzda da konu ettiğimiz tobashi şemasının önemli örneklerinden biridir. Bu örnek tobashinin ne kadar uzun sürebileceğinin bir göstergesidir.

Kısa bir ön özet verecek olursak şirket tıpkı Parmalat gibi kısa dönemde hızlı şirket alımlarına gitmiştir. Bu durum ise zaman içerisinde bilançoda erozyona sebep olmuş ve aktifleri eritmiştir. Tabi bu durum önce bir Japon finans dergisinde yazılmış (FACTA) ve o dönem CEO’luğa yeni atanmış olan Woodford bu yazı üzerine olayı denetlemeye başlamıştır. Ancak işin sakat tarafı olayların Japonların meşhur mafyası Yakuza ile bağlantısı olduğunu iddia edilmesidir.

Yapılan incelemelerde 1990 lı yıllarda başlayan tobashi şeması metodu ile uygulanan gizleme faaliyetlerinin 117,7 milyar yenlik yatırım kaybını ve muhtelif saçma sapan ödemeleri  ve giderleri gizlediği ortaya çıkarılmıştır. 2011 yılına gelindiğinde şirket yönetimi değiştirilmiş ve şirket tüm suçlamaları kabul etmiştir. Buna yakuza nın finansmanı yani kara para suçlamaları dahildir.

Bu açıklama ile birlikte şirket borsa değerinin %80 ini tamamen kaybetmiş ve hisseleri çakılmıştır.

Olympus Şirketini Tanıyalım

Efenim Olympus Corporation esasen Japonya’da laboratuvarlarda kullanılan optik görüntüleme cihazlarının ve medikal aletlerin üretimini yapan bir şirket. Yaklaşık 850 milyar yen ciro, 40.000 çalışan ve 1 trilyon yen aktif büyüklüğüyle tam bir dev.

Bilançoyu Anlamak

Efenim temel analiz yazılarımızda bilançoya çok takılmamanız gerektiğini yazmıştık. Bu şirket bunun örneklerinden birisi. Şirket cirosu 2001 den 2011 e %100 artmış, ancak kar aynı kalmıştır. Bu ciro artışının esas sebebi şirket satın almalarından kaynaklanmaktadır. 100 den fazla şirket alımı gerçekleştirildiği tespit edilmiştir ve bunların tamamı küçük işletmelerdir. Sektörler saçma sapandır. DVD imalatından tutun hayvan beslemeciliğine kadar birçok irili ufaklı şirket satın alınmıştır.

1980-1990 aralığındaki tüm Japon şirketleri gibi olympus firması da güçlenen yen den kötü etkilenmiştir. Şirket bilançosu her ne kadar büyümekte ise de kar sabit kalmıştır. Şirketler bunu aşmak için finansal mühendisliğin yani türev ürünlerin etkilerinden faydalanmaya çalışmıştır. Olympus firması ise bu aşamada tamamen türev ürünlere yatırım yaparak karı arttırmaya gayret etmiştir.

1991 yılında bu türev ürünler nedeniyle toplamda 2,1 milyar yen zarar ile karşılaşılmıştır. 1998 yılında ise dedikodular türemiş hatta şirketin borsadaki değeri bu sebeple ciddi değer kaybetmiştir. Ancak şirket 98 yılında rekor kar açıklamış ve iddiaları bilançosuyla reddetmiştir. Aslında şirketteki ilk zarar burada başarıyla gizlenmiştir.

99 yılında ise şirket bu yatırımları nedeniyle 17 milyar yen kayba uğramıştır. Tabi bu şirketin açıkladığı resmi veridir. Ancak 80-90 arasındaki türev işlemler zararı oldukça fazladır. Bakalım bu zararı nasıl gizlemişler.

Nasıl Uyuyorsun Geceleri Nasıl ?

2010 tarihli bilançoda görülen enteresanlıklardan birisi ise şirketin 3. kişilerden satın alınan hisse senetleri için 15,5 milyar yen karşılık ayırmasıdır. Ne hikmetse aynı anda bilançodaki maddi olmayan duran varlıklar içinde yer alan şerefiye kalemini 13,5 milyar yen artmıştır. Görüldüğü gibi şirket yaptığı yatırımlardan kaynaklanan zararı bilançoda göstermiştir. Ancak her daim çok tehlikeli olduğunu söylediğimiz maddi olmayan duran varlıklar kaleminde marka değeri olarak nitelendirebileceğimiz şerefiye kalemini benzeri miktarda artırarak yatırımcıların dikkatini çekmekten kaçınmıştır.

Buna ek olarak şirketin bilançosunda garip olan şeylerden birisi şirketin aktifleri içerisinde yer alan maddi olmayan duran varlıkların, maddi duran varlıkları geçmiş olması ve şirket bilançosunun ağırlıklı kısmını maddi olmayan duran varlıklar ve bu kalemde şerefiye kaleminin oluşturmasıdır.

Gideri Aktifleştirip Şerefiyeye Eklemek Mi?

Araştırmaların birinde şirketin çok fazla büyüdüğü dönemde piyasaya açıklanan satın almalar dışında birçok muhtelif ödeme yapıldığı belirtilmiştir. Ancak bu ödemelerin reklam gideri olarak şirket gelir tablosuna yansıtılmasını müteakip değerleme şirketlerine yaptırılan değerlemeler ile bu tutarların şerefiye kalemine eklendiği tespit edilmiştir.

Buna biz finansal alemde gider aktifleştirmesi deriz. Tehlikeli işlerdir. Yatırımcıyı manipüle eder çünkü aktifi şişirir. Özellikle 2008 yılında Gyrus adlı İngiliz şirketinin satın alınmasında bu yönteme başvurularak reklam giderlerinin bir kısmının yakuza ile bağlantılı firmalara yapıldığı tespit edilmiştir.

Özetle şirket yıllardır yaptığı trade işlemlerindeki zararlarını bilanço içindeki maddi olmayan duran varlıklara gizlemiştir.

Skandalın Patlaması

Olympus skandalı nedir 14 ekim 2011 yılında patlamıştır. Skandalın patlama sebebi esasen yıllardır şirkette CEO olarak görev yapan Michael woodford’un görevden alınmasıdır. Bu abi ihbar ediyor yani. Yalnız abi tazecik. Yani işten çıkarılmasından 6 ay önce yönetim kurulu üyesi olmuş, 2 hafta evvelinden ise CEO olarak atanmıştır.

Woodford atandıktan hemen sonra bu Gyrus firmasının satın alımını incelemeye başlamıştır. Ernst & Young denetçilerine konuyu araştırmaları ve soruşturmaları için detaylı birere mektup yazmıştır. Yapılan incelemelerde satın alma sürecinde 690 mio USD’lik bir tutarın iki firmaya ödendiği tespit edilmiştir. Bu firmalardan birisi Cayman Adalarında birisi de ABD’dedir. Yani satın alınan şirketin toplam ederinin 1/3’ü kadar bir tutar danışmanlık bedeli olarak ödenmiş. Bu durumun daha da üzerine giden Woodfordun bu yaklaşımı şirket yönetim kurulu başkanını rahatsız etmiş ve CEO görevine derhal son verilmiştir. Bununla birlikte Woodford durumu basına bildirmiş ve yaygara kopmuştur.

Basında yaygara kopunca şirket bir iç inceleme başlatmış yapılan iç soruşturmalar sonucu yönetim kurulu başkanı, denetçi vs. olmak üzere toplamda 5 üst düzey elemanın manipülasyon yaptığı ortaya konulmuş ve görevden azledilmişlerdir.

Çıkarılacak Dersler

Burada bir şirket yöneticisi gibi değil de olaya bir yatırımcı gibi bakacağız. Bu işi bizim yatırım yaptığımız şirketlerden birisi yapsaydı anlayabilir miydik? Muhtemelen anlayamazdık. Ancak belki her aşamada söylediğim ve önemli bir yere koyduğum maddi olmayan duran varlıklar kalemini inceleme kısmında bir şeyler yakalayabilirdik. Veya “ulan bu şirket ha bire alım yapıyor napıyo la bunlar” deyip sorgulayıp bir maddi kanıta erişmeden şüphe ile firmayı satsaydık başarırdık.

Ancak açığa satış yazımda da belirttiğim bir firma var. O firmada hatırlarsanız sürekli satın alım yapıyordu. Parmalat da aynı şekilde. Sürekli hızlı büyüyen, özellikle birleşme ve satın alımlar ile büyüyen şirketlerde genelde sorunlar yaşanıyor. Çünkü birleşme ve satın alma süreçleri karışık, denetçilerin çoğunun fark edemediği, fark edip raporlasa dahi yöneticilerin bunu bastırdığı süreçlere sahipler. Dolayısıyla bu tip firmalara dikkat etmenizde fayda görüyorum.

Olympus skandalı nedir yazımızın sonuna geldik efendim. Skandalsız günler diliyorum, esen kalınız.

yatirimkurusu

7 yıldır finans sektöründe denetçi, İngilizce biliyor, bir kızı var.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu