Finansal Skandallar

Wirecard Skandalı Nedir ?

Efenim bu yazımızda konumuz yine bir finansal skandal. 2020 yılında yaşandı çok uzak değil. Meselemiz hiç bir itlik uğursuzluk olmaz dediğimiz, her Türkün ideali olan ancak Wirecard skandalı ile şaşırtan Almanyada yaşanıyor. Meselemiz wirecard skandalı nedir ?

Wirecard-skandali-nedir

Wirecardı Tanıyalım

Wirecard 1999 yılında Münih’in varoşlarında kurulmuş bir şirket. Şirket bir ödeme aracı şirketi olarak kuruluyor. Daha sonra fikirler parlak olunca bir girişim sermayesi tarafından destekleniyor. İşleri büyütüyor.

Şirket başlangıç aşamasında girişim sermayesinin verdiği para ve sunduğu network ağına dayanarak e-ticaret sitelerinin kredi kartı ödemelerini topluyor. Sonra toplu halde yatırıyor.Bir nevi sanal pos cihazı anlayacağınız.

2002 yılında işleri patlatmadan evvel KPMG den bir CEO atanıyor. Bu CEO da wirecardın tek rakibini satın almalıyız diyor ve wirecard bu strateji kapsamında Electronic Business Systems  ile birleşiyor. 

Hybrid Bankacılık Nedir ?

İş hacmi artan şirket yine heyecan yaratacak şeyler buluyor. Ancak sermaye ihtiyacı için Frankfurt borsasında halka açılıyor bu sefer. Halka açıldığında 300 civarı çalışanı vardı ve farklı ilişkiler yaşayanları gösteren video sitelerinin ve kumar sitelerinin ödeme aracılığını  yapıyor.

2006 yılında ise xcom adlı bankacılık şirketini devralıp bankacılık yapmaya başlıyor. Hatta bu süreç içerisinde visa ve mastercard gibi iki dev bunlara lisans veriyor. Ki bu visa ve mastercardın wirecard a hem kredi kartı verme hem de pos cihazı bulunan firmalara aracılık yapma yetkisi verilmesi demektir. Bu aslında ciddi bir durum. Bu mevzuyu ingilizce kaynakların çoğu hybrid bankacılık demiş. Çok güldüm buna yani hoşuma gittiğinden tabi. Güzel tabir.

Bazı kaynaklar bu hybrid bankacılığın piyasada ilk ve tek olması münasebetiyle diğer bankacılık yapan şirketlerin bilançosu ile karşılaştırmayı zorlaştırdığını, bunun ise bilanço analizinde yatırımcıların ikna sürecini kolaylaştırdığını belirtiyor.

2011-2014 aralığı ise şirketin coşup kudurduğu dönem. Yatırımcılardan sermaye arttırımı yoluyla 500 milyon euro toplanıyor. Sonra ise Asya pazarından alınabildiği kadar ödeme aracısı kurum satın alınıyor.Bilanço hayvani boyuta ulaşıyor. Bununla birlikte biraz da kompleks hale geliyor.

Bu hızlı büyüme yatırımcıların ağzının suyunu akıtıyor. Firmaya akın başlıyor. Ciro bok böceklerini çektiği gibi bok yatırımcıları da çekiyor diyorum ben buna.

Wirecard Skandalı Nedir ?

2015 yılında wirecard skandalı nedir in fitilini bu sefer Financial Times yakıyor. Şirketin ve grubun bilanço ve gelir tablolarında bazı belirsizlikler olduğunu ortaya çıkaran bir yazı dizisi yayınlanmaya başlıyor.

Financial Times a göre şirketin bilançolarında takriben 250 milyon Euro’luk bir delik var. Yani olmayan varlık yine var gibi gösterilmiş.

Karışıklık ise şirketin asya pazarındaki gelirlerinin ve dolayısıyla bilançodaki aktif değerinin aslında o kadar da yüksek olmadığını söylemesi ile iyice alevleniyor.

Bu iddialar karşısında ise wirecard yönetimi hem financial timesı hem de diğer iddia sahiplerini “bunlar vatan haini, bunlar raporları hazırlamak için açığa satışçılardan para almış” lafları ile suçluyor.

Bunlar Vatan Haini

2016 da ise şirket bu sefer Singapur operasyonlarında kara para aklama ile suçlanıyor.

Bu arada 2016 da bu tartışmalar devam ederken wirecard yine bir satın almaya kalkıyor ve kuzey amerikada citibanktan bir ön ödemeli kredi kartı firması devralarak amerika pazarına boydan atlıyor.

2017 de ise ernst & young’ın denetim raporunun temiz çıkması , nakit yaratmada şirketin hayvani derecede güçlü olması,sağlam bilanço ve ciro ile şirket hisse fiyatını ikiye katlıyor.

Bu arada borsada yatırımcının gözünü boyamak kolaydır. Şişik bilanço, gelişen ciro ve pozitif nakit tüm yatırımcıları size çeker. Ulan bunu nerden hatırlıyorum ya diyorsanız muhtemelen aynı hikayeyi yazan luckin coffe dosyasını okudunuz.

Yine 2017 nin en önemli gelişmesi Citibank ın Asya da 11 ülkedeki ödeme operasyonlarının satın alınacağının duyurulmasıdır.

2018 de ise şirket içinden bir ihbarcı iç denetçilere Asya’da ki finans bacağından 3 yöneticinin round tripping adlı yöntemle Hindistan’da bir firmaya para transferi gerçekleştireceğini ihbar edince soruşturma patlıyor.

Round Tripping Nedir ?

Round Triping aslında şirketler arası fiktif satışlar olarak adlandırabileceğimiz bir yöntem. Şöyle yapılır efenim. Ben A firmasıyım, iç giyim perakendesi üzerine faaliyet gösteriyorum. Sonra B firması var. O da iç giyim perakendeciliği yapıyor. A firması durduk yere B firmasına 100 parça boxer satıyor. Sonra B firması da benzeri tutarda boxerı bize geri satıyor. Sonuçta aldı verdi de bir değişim yok ama ciroyu şişiriyoruz bir güzel. 

Karı arttırmaz ama karın artmaması pek mühim değildir. Mal yatırımcılar için ciro artışı yeter.

Büyümeye Dewamke

Biz şirketin büyümesi kanalından devam edelim. Şirket hisseleri müteakip süreçte dax 30 a giriyor ki bu büyük emeklilik fonlarının hepsi şirkete yatırım yapabilir demektir.

2018 Ağustos ayı itibariyle şirket hisseleri 190 euroya ulaşıyor. 5.000 çalışanı ve 250.000 iş yerine pos cihazı bağlandığı iddia ediliyor şirket raporlarında. 

Şirketin büyüklüğünü anlayın diye söylüyorum müşteriler arasında Almanya’nın BİM’i diyeceğimiz Aldi ve 100’ün üzerinde havayolu var.

2108 yılında iç ihbarcılar şu roundtriping hadisesinin şirket tarafından üstünün kapatıldığı bilgisini financial times a sızdırıyor. Bunun üzerine financial times bir rapor yayınlıyor ve alman spk sı konuyu ihbar kabul edip başlıyor soruşturmaya.

Baskınlar 

Soruşturma sürerken Singapur polisi Wirecard ofisine baskın düzenliyor ve nihayetinde şirket hisseleri 100 euroya düşüyor.

Financial Timesın raporuna göre şirketin toplam iş hacminin yaklaşık yarısının başka şirketlere taşere edildiğini, wirecardın taşeron gelirlerinin tamamını ciroya yansıttığını,oysa bu işlerden sadece küçük birer komisyon ödemesi aldığını tespit ediyor. Yani esasen sadece alınan komisyonların ciroya yansıması gerekirken bu taşere şirketlerin yaptığı tüm işlemler ciroya yansıyor. Gayet yaratıcı bir ciro büyütme yöntemi.

Araştırmalar devam edince anlaşılıyor ki bu taşeron firmalar saçma sapan kişilere ait. Bir tanesi tayvan da bir balıkçı amca. Yani işin esasında bu şekilde bir taşere hizmeti filan da yok. Gelir tablosunun alayı fiktif anlayacağınız.

Soft Banktan Kredi

Bu sırada wirecard bu iddialar üzerine gidip financial timesı dava ediyor ve Soft Bank (büyük bir japon bankası) tan kendilerine olan güveni tazelemek adına 900 milyon euro kredi çekiyor.

Financial Times durmuyor. Kredinin çekildiği gün (siz kitlendiği gün de diyebilsiniz ehehehe!) bir rapor daha yayımlıyor ve wirecard firmasının karının büyük bir kısmının dubai, singapur ve Filipinler de bulunan üç iştirakinden geldiğini anlatıyor. 

Olay bir süre sonra FT ile Wirecard arasında bir savaş halini alıyor. Ft yayınladıkça yayımlıyor. 2019 kasımında yayınlanan raporlara göre wirecard şirketinin bir çok müşterisinin aslında hiç olmadığı tespit ediliyor. Ne hikmetse denetçi ernst & young firması bu firmaları fark etmiyor.

KPMG’den Hakem Olur Mu?

Daha sonra şirket tarafından iddiaları boş çıkartmak için KPMG firması atanıyor.

FT bir rapor daha çakıyor. Raporda şirketin mevcut nakitleri içerisinde aslında orada olmaması gereken bazı emanet hesaplarının da sayıldığı iddia ediliyor. Buradaki numarada aslında Türk muhasebe sisteminde alınan avanslarda yer alması gereken tutarların şirket kasasında nakit olarak gösterilmesi ve avans hesaplarında hiç görünmemesi diyebiliriz.

2020 Nisan ayında KPMG bir rapor yayınlıyor ama tam denetçi ifadesiyle “maddi bir kanıt yok ama kesin bir şeyler yaşandı” diyor.

Baba Akü Gomple Yok

Haziranın 5 inde alman polisi wirecard ofislerini tam anlamıyla tarumar ediyor. Bu arada iki tane filipinli banka, şirket nakit varlıkları arasında gözüken 1,9 milyar euroluk varlığın aslında olmadığını, buna konu olan evrakların sahte olduğunu söyleyince mesele tamamen kopuyor, wirecard skandalı nedir den ziyade wirecard skandalının hacmi nedir abicim diyorsun. Ulan o değilde 1.9 milyar euro ya nasıl sahte ve nasıl çakılmamış inanılır gibi değil.

Haziranın 25 inde wirecard iflasa başvuruyor. Bu arada hisse değeri tekrar 17 euroya filan düşüyor tabi. 

Patlak Ernst Young

Bu arada ernst & young fena çakmıştır. Güncel haberlere göre şirketin 2016-2018 denetlemesini yapan e&y 1,9 milyar euroluk nakit için hiç bir bankadan belge dahi talep etmemiş. Ulan tamam belgeler sahte de hazırlanan belgeye baksaydınız baboş ya bu ne gevşeklik.

Wirecard skandalı nedir yazımız burada sona erdi arkadaşlar. Esen kalınız.

yatirimkurusu

7 yıldır finans sektöründe denetçi, İngilizce biliyor, bir kızı var.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu